Osmanlı'nın Uzakdoğu siyaseti

Osmanlı'nin özellikle Kanuni dönemindeki Preveze Deniz Savaşı ile Avrupalıların deniz gücünün yok edilmesi, Malay Adaları açısından bir dönüm noktası olmuştur.

Osmanlı'nın Uzakdoğu siyaseti Dünya

Sebahattin Arslan / Özgün Duruş Gazetesi

 

Yeryüzü Müslümanlarının Hamisi: Osmanlı Devleti

Osmanlı İmparatorluğu hilafeti üstlendikten sonra yeryüzündeki bütün Müslümanların hamisi olduğunun farkındaydı. Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı alma nedeninin başında, Mısır’ın kontrolünde ve korumasında olan Hicaz’ın Portekizliler tarafından işgal teşebbüsünden kaynaklanmıştı. Mısır’da hüküm süren Memluklular, Portekizlilerin Kızıldeniz’e girerek Cidde’ye saldırısını ve asker çıkarmasını engelleyememişlerdi. Osmanlıların etkin müdahaleleri ile Portekizlilerin Cidde’ye yaptıkları saldırı püskürtülmüştü. Bu saldırı gerçekte Müslümanlar tarafından fethedilen ve acısı henüz taze olan İstanbul’a karşılık olarak yapılmıştı. Bu nedenle Cidde üzerinden Mekke ve Medine’nin tahrip edilmesi, yani İslam’ın kalbi olan Kâbe’ye yönelik ciddi anlamda ilk Batılı saldırı olarak tarihe geçecekti. Bu teşebbüs belki Ebrehe ordusundan sonraki ilk büyük teşebbüs olsa da başarılı olamadı. Çünkü İslam tarihinde Kâbe’ye bu kadar yakın bir düşman saldırısı hiç olmamıştı. Osmanlı Devleti Batılılar tarafından Hicaz’a yeni bir saldırı olduğu zaman Memlukluların bu bölgeyi koruyamayacağını anlayınca Kâbe’nin korunması için Mısır’ın alınmasının şart olduğuna kanaat getirdi. Mısır alındıktan sonra Kızıldeniz’in giriş ve çıkışlarını kontrol altında tutmak için Yemen’de her zaman büyük bir askeri güç bulundurmuştur. Bununla da yetinilmeyerek Hicaz’ın karşı sahillerini kontrol altına almak için Habeşistan Krallıklarıyla sürekli iyi ilişkilerde bulunmuş, Kızıldeniz sahillerini koruyacak bir askeri güç bulundurmuştur.

 

Yeryüzünü fesada uğratmaya çalışan sömürgecilerin korkulu rüyası

Osmanlı Devleti özellikle hacca gelen Malay Adaları sakinleri vasıtasıyla çok erken dönemde kurulan İslam devletleri ile temasa geçmiş, karşılıklı ticari ve diplomatik ilişkilere girilmiştir. Malay Adaları’nda kurulan İslam devletleri özellikle 15. asırda sömürgecilerin saldırılarına maruz kaldıklarında, zaman zaman askeri yardım talep etmişlerdir. Kanuni Sultan Süleyman’ın Hint seferleri, Hindistan’a ve Malay Adaları Müslüman devletlerine saldıran Portekiz ile İspanyolların saldırılarını önlemek amaçlı olmuştur. II. Selim tahta yeni geçtiği zaman Açe sultanı Portekizlilere karşı Osmanlı’dan yardım istemek amacıyla İstanbul’a elçi göndermiş, bu talep değerlendirilerek Açe’ye gemi, asker ve silah gönderilmiştir. Bu yardımların bazen Babür İmparatorluğu’yla koordineli yapıldığı da olmuştur. Osmanlı Devleti’nin özellikle Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki Preveze Deniz Savaşı ile Avrupalıların deniz gücünün neredeyse yok edilmesi, Malay Adaları açısından bir dönüm noktası olmuştur. Sömürgeci güçler bu hezimetten sonra uzun yıllar kendilerini toparlayamamışlardır. Bu hezimet ile Malay Adaları düşmanın hızlı ve kararlı saldırırsının kırılmasıyla rahat etmiştir. Osmanlı Devleti, yıkılıncaya kadar Uzakdoğu’ya olan yardım ve ilgisini sürdürmüştür.

 

Arşiv belgelerinde bilinmeyen gerçekler

Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde bu ilişkileri doğrulayacak çok sayıda belge mevcuttur. Aşağıda vereceğim belgeler son dönemdeki ilişkilerin yoğunluğunu göstermesi açısından önemlidir.

 

1: Filipin adalarındaki ahali-i islamiyenin ihtiyaçları için ehil zatlardan birkaç kişinin gönderilmesi ile halife tarafından verilen elvah-ı mübarekenin (mübarek levha) Taluksanga şehrinde inşa olunan camiye asılması ile ilgili belge. Bu belgede Filipin Müslümanlarının ahvalinin takip edildiği, ihtiyaçlarının göz önünde bulundurularak giderilmeye çalışıldığını gösterir (Tarih:1331, Dosya No: 231, Gömlek No:123, Fon Kodu: MV).

 

2: Amerika ile yapılan anlaşma sonrası Filipin adalarına Şeyhülislam tayin edilen Mehmed Vecih Efendi’nin Hindistan ve havalisinde cihad ilanını yayabileceği hususunda Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti’nden Dördüncü Ordu Kumandanlığı’na çekilen cevabi telgraf (Tarih:1333, Dosya No: 52, Gömlek No:82, Fon Kodu: DH. ŞFR). Bu belge, Osmanlı Devleti’nin Filipinler’de bulunan Moro Müslümanları ile ilişkisinin derinliğini göstermesi açısından çok önemlidir. Bugün Filipinler’de Müslüman nüfustan haberi olmayan birçok Müslüman için, Filipinler Müslümanlarının yüz yıl önce haklarının nasıl korunduğunu gösteren önemli bir belgedir.

 

3: Filipin Şeyhülislamı Vecihi‘yi Filipinler’e sevk ve orada eline para geçinceye kadar idare etmesi için örtülü ödenekten Dördüncü Ordu Kumandanlığı’na para gönderilmesi (Tarih:1333, Dosya No: 9, Gömlek No:12, Fon Kodu: DH.EUM.KLU).

4: Filipinler adaları İslam ahalisi vekili Con Finli’nin huzura kabulü ile ilgili belge (Tarih:1331, Dosya No: 12, Gömlek No:1331/C-014, Fon Kodu: İ. MBH). Bu belgede Filipinler’de binbaşı iken Müslüman olan bir Amerikalı subayın İstanbul’da padişah tarafından kabul edilerek Filipinler Müslümanları hakkında bilgi vermesi anlatılıyor. Ayrıca bu zat Meşihat Makamı’na ve Osmanlı Devleti’ne bölgedeki güç dengeleri ve bölge Müslümanları hakkında önemli bir rapor sunmuştur.

 

5: Filipinler Adaları’na tesis edilen birinci sınıf şehbenderliğe, başşehbender (konsolos) unvanını muhafaza etmek üzere Ragusa Şehbenderi Necib Hac Efendi’nin tayin edildiğine dair belge (Tarih:1328, Dosya No: 423, Gömlek No:1328/B-22, Fon Kodu: İ.HR.).

6: Osmanlı tebasının (halkının) Küba ve Filipinler adalarına muhaceretlerinin men’i hususunda İspanya Hükümeti birtakım tedbirler aldığından; buralara gidecek Osmanlı tabiyetlilerin pasaportlarının vize edilmemesi neticesinde Osmanlı Devleti’nin İspanya nezdinde yaptığı girişimler ele alınıyor. (Tarih:1308, Dosya No: 1762, Gömlek No: 97, Fon Kodu: DH.MKT). Bu belge İspanyolların Osmanlı vatandaşlarının Filipinler ve Küba’ya gitmelerini engellemeye çalıştıklarını konu edinmekte, Osmanlı Devleti’nin girişimleri ele alınmaktadır.

 

7: Sumatra Adası’nda (bugünkü Endonezya’da) bulunan ve Tanbuzi Sultan unvanını taşıyan Zeynelabidin adlı kimsenin Mehmed Zeyn adıyla ceziredeki (adadaki) diğer reislerle aralarında olan hudud meselesinin tesviyesinde padişahın tavassutunu (aracı olması) temin için Dersaadet’e geldiğine dair belge (Tarih:1316, Dosya No: 26, Gömlek No: 67, Fon Kodu: Y.. PRK.HR). Bu belge Sultan II. Abdulhamid döneminde Müslümanların aralarındaki sorunları halifeye götürdüklerine dair önemli bir belgedir. Endonezya’daki hudut meselesinin bile İstanbul’da çözüleceğini gösteren bir vesika.

 

8: Sumatra Ceziresi’nden Açe memleketi hükümdarı, ahali ve rüesasının Osmanlı Devleti himayesine girme taleplerine dair arşivde bulunan bu belge, Osmanlı Devleti’nin sınırlarının nerelere kadar uzandığını gösteren önemli bir bilgi içeriyor. (Dosya No: 457, Gömlek No: 55, Fon Kodu: MKT.MHM).

 

9: Sumatra Adası’ndaki Niyaz kıtası Müslümanları emirinin Saltanat-ı Seniyye tabiiyetini kabul ile donanmadan gemi talep ettiklerine dair belge (Tarih:1320, Dosya No: 229, Gömlek No: 12, Fon Kodu: Y.. MTV.).

 

10: Sultan II. Abdulhamid dönemine ait belgede Endonezya’da Müslümanların istiladan kurtulmaları için, Harbiye mektebine talebeler getirilip, mukavemet kuvvetleri teşkil ettirmek lüzumundan bahsediliyor. Malay Adaları’ndan Harp okuluna öğrenci alındığını, yetiştirilerek memleketlerine gönderildiğini belgeleyen vesikalardan biri ve bunlara dair fotoğraflar elimizde mevcut. (Tarih:1308, Dosya No:10, Gömlek No: 60, Fon Kodu: Y.. PRK.MYD).

 

11: Batavya (Cakarta) Müslümanlarının Osmanlı askerinin yetimleri ve dulları için toplayacakları ianenin (yardımların) kabulünü rica ettiklerine dair belge (Tarih:1315, Dosya No:380, Gömlek No: 74, Fon Kodu: Y.. A…HUS.).

 

12: Hollandalı Ament adlı şahsın arazisinin kira bedeli yüzünden İslam ahalisine reva gördüğü mezalim üzerine çıkan isyan sırasında birçok Müslüman’ın askeri kuvvetlerce katl ve telef edildiklerine dair malumat ve tafsilatı havi raporun Batavya Başşehbenderliğinden gönderildiği (Tarih:1334, Dosya No:6, Gömlek No: 55, Fon Kodu: DH.EUM.4.Şb).

 

13: Çanakkale muharebesinin gidişatıyla ilgili raporların Malay diliyle yerli gazetelerde neşri ve Çanakkale ile Gelibolu zaferlerinin Malay Müslümanları arasında sevince yol açtığı, bundan böyle hutbelerin padişahın halifelik sıfatı yanında gazilik unvanı ilavesiyle okutulacağı hakkında Batavya Şehbenderliği`nin faaliyetleri (Tarih:1915, Dosya No:2323, Gömlek No: 15, Fon Kodu: HR.SYS).

 

14: Batavya`da cami-i kebirde ictima eden binlerce efrad-ı müslimenin salat-ı iyd-ı said-ı fıtr`ı (ramazan bayramı namazı) eda eyledikleri ve namazdan sonra padişah ve asakir-i Osmaniye`nin muzafferiyeti için dua ettikleri (Tarih:1915, Dosya No:2415, Gömlek No: 40, Fon Kodu: HR.SYS).

 

Bu belgeler her zaman ve her yerde Müslümanların birbirlerinin dertleriyle dertlendiklerini, birbirlerini kolladıklarını, imkânlar ölçüsünde yardım ettiklerini, dua ettiklerini, birbirlerinin zaferleriyle bayram ettiklerini, katliama uğradıklarında matem tuttuklarını, doğal afetlerde birbirlerinin yardımına koştuklarını, bunu yaparken de kıtaları bile aştıklarını gösterir belgelerdir. Dün olduğu gibi bugün de bu mazlum ümmetin birliğe ihtiyacı var. Belki de dünden çok daha fazla…

 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 8
Bugün : 604
Bu Ay : 1859
Toplam : 1859

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom