Siyonist Medya Dili

İsrail ne zaman saldırsa Türk medyasının bir kısmı, İsrail’in cinayetlerini meşrulaştırıcı ve tepkileri sindirmeye yönelik bir haber ve yorum diliyle karşımıza çıkar.

Siyonist Medya Dili Türkiye-Dünya
Siyonist medya sözlüğü
 
İsrail ne zaman saldırsa Türk medyasının bir kısmı, İsrail’in cinayetlerini meşrulaştırıcı ve tepkileri sindirmeye yönelik bir haber ve yorum diliyle karşımıza çıkar. Kullanılan kelimeler ve haber dilinin kodlarını çözmeye katkı için bir siyonist dil sözlüğü hazırladık. Bu sözlük ve örnek haberler 2010'da sitemizde yayınlandı, bugün de aynısı geçerli. Yeniden ilginize sunuyoruz
 
 
Ne zaman bir İsrail saldırısı olursa Türk medyasının bir kısmı, İsrail’in cinayetlerini meşrulaştırıcı ve tepkileri sindirmeye yönelik bir haber ve yorum diliyle karşımıza çıkar. Kullanılan kelime ve kavramlar değişmez. Hepsi birer psikolojik harp taktiğinin ürünüdür. Kullanılan kelimeler ve haber dilinin örneklerini sizin için derledik.Yeniden ilginize sunuyoruz.
İsrail’in 2008 yılında Lübnan’a, 2010’da Gazze’ye saldırısı, 2012’de yine Gazze saldırısı, Mavi Marmara yardım gemilerine saldırısı sırasında Türk medyasının bir kısmının haber verme tarzı ve kullandığı deyimlerde hep İsrail’i haklı çıkarıcı bir dil kullandığına dair onlarca örneği sitemizde teşhir etmiştik.
 
Küçük birkaç ekleme ile işte 2010’da yayınladığımız o yazı:
 
İşte Siyonist medyanın sözlüğü
 
Asimetrik güç kullanımı: "Orantısız güç kullanımı" yerine daha askeri bir dil kurgulanırken kullanılmaktadır."Assymetric use of power"ın Türkçesi olan bu kavram da, Siyonist güç ile Filistinliler ya da Lübnan arasındaki güç dengesinde aslında bir simetrinin de olduğu ama İsrail gücünün daha fazla olduğunu intibasını yerleştirmek için kullanılır. Mesela bir hafta içerisinde Lübnan'da 300 kişiyi katletmek "asimetrik güç kullanma" gibi gayet masum bir etiketin altında dünya basınına servis edilir.
 
İsrail Operasyonları: Operasyon kavramı oldukça masum bir yöneticilik kavramıdır. Mali operasyonlar, şirket operasyonları, kalp operasyonu, kömür madenleri operasyonu, gemi kaptanı operasyonu… Liste uzun...
 
"İsrail operasyonları devam ediyor" şeklinde başlayan her cümle şunları ifade etmektedir:
 
1- İsrail gayet meşru bir iş yapmaktadır
 
2- Altı üstü bir operasyon yapmaktadır
 
3- Operasyon yaptığı "şeyler" kendi nesnesidir, istediğini yapabilir
 
4- İsrail yapılan işte tek ve ana öznedir
 
5- Kontrol Siyonist güçtedir
 
6- Operasyonu başlatma ve bitirme gücü kendisine aittir
 
7- Bombalama, katliam, sürgün, tutuklama, işkence vs. gibi şeyler bir ameliyat operasyonunda hastanın acıları gibidir, kaçınılmazdır ve dolayısıyla meşrudur.
 
İsrail’in güvenliğini koruma hakkı: Batılı devlet yöneticilerinin bu gibi İsrail saldırıları olduğunda başvurdukları değişmez deyimdir. Bu deyimi kullandığınızda başkasının can ve malı söz konusu bile olamaz. Türk medyası da bu deyimden etkilenmiş ve benimsemiş olsa gerek ki hep “Hamas’ın roketleri” kelimesini cümlelerin içine ustalıkla yerleştirirler.
 
Orantısız güç kullanımı: Bu kavram "disproportionate use of power"dan gelmektedir. Akılda tutmaya çalıştığı şey her iki tarafında "gücü" olduğudur. Bu güçlerin mahiyetini ve cesametini zihinden uzaklaştırmak için kullanılır. Öncelikle bir biriyle kıyas dahi edilemeyecek "iki güç" zihinlerde eşitlenir, ardından da "bu iki eşit güçten" birisinin daha fazla güç kullandığı söylenir. Böylece nükleer bir güçle, toplam askeri gücü İsrail'in birkaç bin nüfuslu bir kasabasındaki askeri güçle bile kıyaslanmayacak Filistinliler denk hale gelirler. Hiçbir savunma sistemi olmayan insanların üstüne bombalar yağdırmak, katliam, su depolarını bombalamak, köprüleri yıkmak, binlerce çocuğu öldürmek, Filistin'i açık bir hapishaneye dönüştürmek, akıl almaz işkenceler uygulamak, Filistinli liderlere suikast düzenlemek böylece"orantısız güç kullanma" parentezine alınarak vahşet bir anda nötrleştirilmiş olur.
 
Terör: Filistinlilerin kendilerini savundukları tüm eylemler “terör”, İsrail’in yaptığı tüm saldırılar “operasyon”dur. Sanki Filistin halkı israilin vatandaşı imiş gibi gösterilmek için Hamas’ın terör eylemleri denilir. İsrail meşru bir devlet, Filistin ayrılıkçı bir örgüt! Muhafazakar dindar bilinen ve son dönemde paralel yapı olarak karşımıza çıkan çevrenin yayın organlarında özellikle bu ayrım kullanılır.
 
Artan Şiddet: Şiddet ile bağlantılı olarak medya aynı zamanda "şiddetin artması" yani "escalation of violence"kavramını da kullanmaktadır. Mesela "Lübnan'da İsrail saldırganlığı 300 kişinin canını aldı" demek yerine "artan şiddet olayları Lübnan'da 300 kişinin canına mal oldu" denilmektedir. Filistinlilere "doğrudan şiddet uygulayan"Siyonist güç, yaşanan bütün işgali ve hukuksuzluğu böylece oldukça masum bir tarif içine oturtmaktadır.
 
Şiddet: Bu kavram da Siyonist propagandanın gazetecilik ve uluslar arası ilişkiler literatürüne yerleştirdiği başka bir dezenformasyondur. "Violence"ın Türkçesi olan şiddet oldukça nötrleştirici ve geniş bir kavramdır. Birçok şiddet çeşidinden bahsedilebilir. Mesela medyanın kullandığı dil de şiddete örnektir, yumurta kırmak için uygulanan güç te bir şiddet çeşididir. Gazete ve TV haberlerinde "İsrail'de şiddet" ile başlayan cümlelerin hepsi, İsrail saldırganlığı ve katliamlarını genel şiddet kategorisi altına sokmaya yarıyor. "İsrail'in saldırganlığı arttı" cümlesiyle ifade edilmesi gereken durum böylece masum bir havaya bürünmektedir.
 
Şiddet Sarmalı: Batı medyasında "cycle of violence" şeklinde kullanılan şiddet sarmalı kavramı da yaşanan katliamların asıl sebebi olan işgali zihinlerde unutturup yerine "bitmeyen bir şiddet var" imajını yerleştirmektedir. Bu bakış açısına göre asıl sorun şiddetin sürekli devam etmesidir, "aslında şiddet devam etmezse sorunda kalmayacaktır" tespiti zihinlere yerleştirilmektedir.
 
Toplu cezalandırma: Bu kavram da, Batı medyasının "collective punishment" şeklinde kullandığı sözde eleştirel bir dilin ürünüdür. İsrail saldırganlığının "toplu cezalandırma" olduğunu söyleyen bu dil de aslında Siyonist propagandaya hizmet etmektedir. Öncelikle Siyonist işgal ile yaşananlar bir "cezalandırma" kurgusu içerisine sokmak yanlıştır. Kim kimi ne hakla cezalandırıyor? Toplu cezalandırmaya karşı durmak aslında içkin olarak "bireysel cezalandırma" hakkını Siyonist güce teslim etmeyi gerektirmektedir. Daha öz bir ifade ile hedefsiz saldırılar yerinenokta atışı katliamları meşrulaştırmaktadır.
 
Siyonist gücün yaptığı her saldırganlığı peki ala "Siyonist gücün saldırıları" şeklinde isimlendirmek mümkündür. Lakin medyaya hakim olan Siyonist dil, İsrail'in her saldırganlığı başka bir "kavramsal" çerçevenin içerisine oturtarak "işgal"in konuşulması engellemektedir.
 
Çatışma: İsrail'in her hangi bir nokta saldırısı için kullanılır. Özellikle seçilmesinden kasıt "iki tarafın da" olduğu izlenimi vermektir. İsrail'in saldırılarından canlarını koruma çalışanların can çekişmesi bir taraf, tanklarla, uçaklarla saldırı düzenleyen İsrail ise ikinci taraftır.
 
Düşük Yoğunluklu Çatışma: İşgal kelimesini kullanmamak için icat edilmiştir. Filistin bölgesinden bahsederken"işgal altındaki topraklar" dememek için medya tarafından özenle kullanılır.
 
Yüksek Yoğunluklu Çatışma: İsrail saldırdığı zaman kullanılır. Mesela son Lübnan bombalaması için medya bu tanımlamayı kullanmaktadır.
 
Çatışma Sonucunda Ölenler: İsrail saldırganlığı sonrası katledilen Filistinliler için kullanılmaktadır.Bombalanan köprünün başında ölenler, sahilde katledilen çocuklar bu kategoriye alınmaktadır.
 
İki Ateş Arasında Kalan: Bu şekilde başlayan cümlelerin hepsi İsrail tarafından katledilen Filistinliler için kullanılmaktadır. Özellikle de çocuk ve kadın katliamları için bilinçli olarak bu ifade tercih edilir. Bu şekilde çocukları bir çatışmanın ortasına düştüğü ve ateşten kaçamadıkları için öldükleri havası verilerek katliam sorumluluğunun yarısı da Filistinlilerin üstüne atılmış olur.
 
Terörizm: Her hangi bir Filistin eylemi.
 
Rehine: İsrail askerleri Filistinliler tarafından kaçırılınca kullanılır.
 
Tutuklanma: Filistin kabinesi basılıp İsrail askerlerince bakanlar rehine alınınca kullanılır.
 
Saldırı: Her hangi bir Filistin eylemi.
 
Misilleme: Her hangi bir Siyonist saldırganlığı. Nerdeyse bütün medya kuruluşları her hangi bir İsrail saldırganlığını ya açıktan misilleme olduğunu söylerler ya da "daha önce yapılan bombalı eylemin ardından Gazze'ye giren İsrail ordusu…" şeklinde başlamaktadır.
 
Savunma Hakkı: Her hangi bir İsrail saldırısı.
 
Duvar/Tel/Çit: İsrail'in güvenliği sağlamak için inşa ettiği tek taraflı bir hapishane duvarıdır. Batı medyasında 5-6 metrelik bu duvar için tel örgü, çit (fence) denildiği de olur. Filistin'i ırkçı bir uygulama ile açık bir hapishaneye dönüştüren bu duvardan sıradan bir çitmiş gibi bahsedilir.
 
Yerleşimci: Siyonist işgal sonrası Filistin topraklarına cebren yerleşenler için söylenir. "Yerleşimciler" (settlers) adeta boş bir toprak parçasına gelmişler havasına büründürülmektedir. Yerleşimcilerin hepsi uzun namlulu silahlarla donatılmışlardır. Ayrıca her "yerleşim bölgesini" koruyan İsrail askeri gücü bulunmaktadır. Bu zararsız yerleşimciler bugüne kadar binlerce Filistinliyi katletmişlerdir.
 
Komşu Yahudi Mahallesi/Bölgesi: Filistinlilerin eylem yaptıkları mekanı veya bölgeyi tarif için kullanılır. "Komşu kelimesi" (Jewish neighbourhood) özellikle kullanılmaktadır. Böylece Filistinlilerle "komşu" olan sorunsuz ve zararsız bir bölgede Filistinlilerin eylem yaptıkları anlatılmaktadır. Komşu denilen bölge ya da mahalle elbette ki Yahudi işgalciler tarafından işgal edilip inşa edilmiş yerlerdir.
 
Bölgedeki İki Demokrasi: Bu tanımlama Türkiye ve İsrail için bilinçli olarak kullanılmaktadır. Ne tarihi kodları ne siyasi kodları hiçbir şekilde birbirine benzemeyen iki ülkenin düzeyleri eşitlenmektedir. Meşru ve Gayri meşru iki devleti aynı terkip içinde kullanarak hem Türkiye'nin ayaklarını bağlarken İsrail'in de işgalci olduğu unutturulmaya çalışılmaktadır. İsrail-Türkiye benzetmelerinin hepsi İsrail'in işgalci, ırkçı ve Siyonist yüzünü gizlemeyi amaçlar.
 
Hamas/PKK: Varlık sebepleri bir birinden yüzde yüz farklı olan bu iki yapı da aynı Türkiye/İsrail eşleştirmesinde olduğu gibi İsrail'e meşruiyet, Filistin direnişine de gayri meşru bir maske takma çabasıdır.
 
Bu yazı 2010’da sitemizde yayınlandı.
 
Şimdi yine bir İsrail katliamı daha sürüyor. İsrail yandaşlığını açıkça ifade edemeyen bazı medya organları ve yazarların satıralarını doğru teşhis edebilmeye örneklik teşkil etmesi açısından bu çalışmamızı yeniden ilginize sunuyoruz.
 
2008 ve sonrasındaki saldırılar olduğunda yaptığımız tespitlerden bir kaçını da örnek olarak buraya alıyoruz. Benzeri binlerce haber ve makaleyi google’de basit bir tarama ile bulabilirsiniz.
 
HABER10
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 4
Bugün : 104
Bu Ay : 19191
Toplam : 28449

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom