Ramazana damga vuran olay

Bu akşam son kez teravih namazı kılınacak ve son defa sahura kalkılacak

Ramazana damga vuran olay Türkiye-Dünya

19 Eylül Cumartesi günü arife, ayın 20’si bayram.

Sözün kısası ramazan ayı sona erdi. Bir ay geldi, geçti...

Birkaç üzücü olay hariç, milletçe oldukça huzurlu bir ramazan ayı geçirdiğimizi söyleyebiliriz.

Ramazan ayı Ağustos sıcaklarına denk gelmesine rağmen, ramazan girdiğinden bu yana ülkemizin genelinde mevsim normallerinin altında hava sıcaklığı oldu. Etrafımdan edindiğim genel izlenim, son yılların en rahat ramazan orucunu tuttukları yönünde. Allah herkesin orucunu kabul etsin. Daha nice ramazanlara eriştirsin.

Şöyle geriye dönüp baktığımızda, her okuyumucuz bu mübarek aydan zihninde yer eden önemli olayı kendine göre belirleyebilir. Medyada yer alan almayan, ama çevremizde bizzat denk geldiğimiz ya da işittiğimiz çok çarpıcı ramazan anekdotları olabilir. İsteyen okuyucularımız bunları yorumları ile diğer okuyucularımızın istifade edebileceği şekilde kısaca paylaşabilirler. Böylece herkes istifade etmiş olur.

Benim bugün sizlerle paylaşmak istediğim zihnimde yer eden çarpıcı ramazan estantenesi, İstanbul’da yaşanan sel felaketinde boğulmaktan değil, azgın sel suları boğazına kaçtığı için orucu bozulmaktan korkan Enes'in küçücük kalbinde yer eden polat gibi imanı oldu. Hakikaten oldukça etkili bir tabloydu.

O konunun ayrıntısına girmeden önce şu noktanın altını çizelim.

Selin akışına şimdiye kadar hiç denk gelmeyen okuyucularımız oldu mu bilmiyorum.

Baba memleketim Batı Karadeniz’in şirin ili Bartın... Çocukluğum orada geçtiği gibi, sıklıkla da giderim ülkemizin bu nadide köşesine...

Haberlere de çoğunlukla yansıdığı gibi, çok sık sel olur bu bölgede. Bu nedenle sel nedir bilirim.

Sel suyunun dere yataklarından, ırmaklardan akışı korkunçtur. Hipnoz edici bir akışı vardır. Bakışlarınızı akan sel suyunda yoğunlaştırırsanız, adeta sizi absorbe eder gibi kendine doğru çektini hissedersiniz. Yutmaya odaklı bir yapısı vardır.

Bulanıklığı, oluşturduğu ilginç dalgaları ve sürükleyip getirdiği envai çeşit şeylerle görmeyenlere izah etmesi güç bir görüntüsü vardır. Arenalarda ağzından köpük saçan azgın boğalar gibi üstü köpüklü olan sel suları üzerinde sürüklenen kimi zaman kökünden sökülmüş gelen koca bir ağaçtır, kimi zaman akıntıya kapılıp giden büyük veya küçükbaş hayvan, kimi zaman bir araç, kimi zaman da insandır... En dehşet vereni de budur. Yanıbaşınızda cereyan eden olay karşısındaki çaresizlik kanınızı dondurur. (Kur’an da selin dehşetine ve selin üstündeki köpüğe işaret eden ayetler vardır. (13 / 17)

Vereceğimiz örneğe bu genel çerçeve içinde bakılırsa mesele daha iyi anlaşılır.

Dehşet anlarında kulağa çalınan çarpıcı bir söz...

İstanbul’da yaşanan son sel felaketinden ekranlara yansıyan bir görüntüyü gözünüzün önünde bir canlandırın. Hani şu, azgın sel suları arasında, İstanbul’da toplu taşıma seferi yapan yeşil otobüslerden birine yaslanıp akıntıya kapılıp gitmekten son anda kurtulan beyaz minübüsün içindeki ailenin yaşadığı dehşeti.

İstanbul o gün, unutulması mümkün olmayan onlarca dramatik olaya sahne oldu. Objektifler, Halkalı Basın Ekspres yolunda İETT aracı üzerinde mahsur kalan Kaşıkçı Ailesi’nin yaşadığı trajediyi saniye saniye kaydetti. Minibüste mahsur kalan 5 kişilik Kaşıkçı ailesine yardım edip onları İETT yolcu otobüsü üzerine çıkmasını sağlayan Mehmet Korkmaz adlı vatandaşımız oldu.

İşyerine gitmek için her zamanki gibi Basın Ekspres yolunu kullanan Korkmaz, aracı bir anda sel suları ortasında kalınca pencereden çıkıp kendisini arkada bulunan minibüsün üstüne attı. Akıntı şiddetini artırınca Korkmaz'ın üzerinde bulunduğu araç sürüklenerek TEM yolunda terk edilen İETT otobüsüne dayandı. Aracın suya kapılacağı endişesiyle yolcu otobüsüne çıkan Korkmaz, Kaşıkçı ailesinin kendi araçlarında mahsur kaldığını görür.

Ailenin ilk önce aracı basan suyu tahliye etmeye çalıştığını anlatan Korkmaz, önce yukarı çıkmaları için aileyi uyarır. Daha sonra Kaşıkçı ailesi, araçları tamamıyla suyla dolunca canlarını kurtarmak için Korkmaz'dan yardım isterler.

Korkmaz önce tereddüt eder. Fakat azgın sel suları arasında minibüsün camından başını dışarı çıkaran Enes’in ağzına sel suyu çarpınca, ‘orucum bozuldu mu’ telaşına düşen ve bundan dolayı feryat eden Enes’in bu samimi davranışı Mehmet Korkmaz’ı çok etkiler.

Şu ifadeler Korkmaz’a ait: “O anı yaşadıktan sonra kendimi güneşli bir günde karadaymışım gibi hissettim. Azgın sel suları ortasında küçük bir çocuğun oruç karşısındaki samimiyeti bana güç verdi. Hiç düşünmeden ve en ufak bir endişe hissetmeden beyaz minibüsün üzerine atlayarak Enes’in tüm aile fertlerini tek tek otobüsün üzerine çektim.”

Mehmet Korkmaz, olay karşısındaki soğukkanlılığını küçük Enes'e borçlu olduğunu söylüyor. Korkmaz, çocuklardan Resul'ün üşüdüğünü görünce üzerindeki deri montu çıkarıp ona verir. İzlediklerimiz gerçekten de hafızalardan silinmeyecek görüntülerdi. En azından ben öyle hissettim.

Bunların yüzü suyu hürmetine...

Kendi adıma söyleyeyim, bu örnek bana, son yıllarda şahit olduğum ve oruçlu ile Allah arasındaki irtibatı yansıtan en çarpıcı karelerden biri olarak göründü. Bu nedenle, ‘Ramazana damgasını vuran en etkili olay’ olarak bunu seçtim.

Boğulmaktan korkmayan, boğazına kaçan sel suyu nedeniyle acaba orucu mu bozuldu mu endişesi yaşayan bir çocuğun görüntüsü sanırım arştaki melekleri bile kıskandırmıştır. Bu muhteşem bir olaydır. Hz. Adem’i yarattıktan sonra meleklere, “haydi secde edin bakalım Adem’e” buyuran Allah’ü Teala’nın, ademoğlunun tabiatına ve yapı harcına birer nüve şeklinde melekleri de aşkın örnekler sergilemesine neden olacak rahmani güzellikler kodladığı anlaşılmaktadır. O gün bunlardan biri tezahür etmiştir. Allah’a saygıyı, kendi canına öncelemektir bu... Ve biz bu dersi o gün Enes’ten bir kez daha aldık.

Küçük Enes’in o dehşet dakikalarında boğulmaktan değil, orucunun bozulmasından endişe duyan hali, Hadis-i Kutsi’de ifade edilen, “Oruç, benim rızam için tutulur, onun mükafatını ben vereceğim” beyanındaki hikmeti anlamamızı kolaylaştırmakta ve orucun Allah ile kul arasındaki çok özel bir iletişim olduğu gerçeğini ayan beyan ortaya koymaktadır.

Güzel bir ramazandı. Hoş esintiler bıraktı. Üzülüyoruz gitmesine. Ama ne edersiniz ki, bu da hayatın bir parçası...

Bir sonraki ramazana huzur içinde erişmeniz dileğiyle, tüm okuyucularımızın bayramını tebrik ediyorum. Allah bugünlerimizi aratmasın.

Prof. Dr. Osman ÖZSOY – Haber 7
           
www.osmanozsoy.com.tr 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 21
Bu Ay : 6726
Toplam : 6726

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom