Prof.Dr. Bekir Karlığa Konferansı

BİLSAM tarafından düzenlenen “Geleneksel Kültür Kuşağı Konferanslar Dizisi” nin konuğu “Medeniyetler ittifakı ve Türkiye” konusuyla Medeniyet Araştırmaları Merkezi Kurucu Başkanı Prof.Dr. Bekir KARLIĞA idi

Prof.Dr. Bekir Karlığa Konferansı Malatya Haber

 Malatya İl Özel İdare  Salonu’nda düzenlenen konferans yoğun bir katılımla gerçekleşti. Konferans öncesinde Akkoza Hotel’de akademisyenlerle bir araya gelen Karlığa, medeniyetler ittifakı ve müellifi olduğu Batıya Doğru Akan Nehir Belgeselinden bahsetti.

Bu konferansı  düzenleyen BİLSAM’a, “hemşehrisi” olarak nitelediği  Malatyalılarla bir arada olma mutluluğunu yaşattığından dolayı ,teşekkür ederek sözlerine başlayan Prof.Dr.Bekir KARLIĞA medeniyetin tanımı,Batı ve İslam Medeniyetlerinin tarihi ve medeniyetler ittifakı hakkında şunları söyledi:

Kültür; insanoğlunun belli topluluklarının örf/adet/alışkanlık ve davranış kalıplarıdır.Küçük grupların oluşturdukları alışkanlıklardır.Bu kültür gelişip bir bölgeye değil de daha da geniş kitlelere ulaşırsa medeniyet adını alır. İslam Düşüncesinde “Medine/ Müdün” kelimesinden türeyen medeniyet kavramı Hz.Peygamber’in hicretten sonra Yesrib’i Medine’ye çevirmesinden beri “şehir,şehirlilik,birlikte yaşamak ,ortak yaşam alanı oluşturmak” anlamlarıyla ön plana çıkmış ve kullanılmıştır.

Batı’da da kelimenin kökü olan “civitas/civilizations” bu anlamlara gelmektedir.Medeniyet,kültürlerin özümsenmiş, etkili ve daha karmaşık halidir; yüksek seviyedeki etkinliklerdir.Uzun bir sürede oluşur ve oluştuğu havzadaki eski medeniyetlerin devamı niteliğinde olup çağdaşı olan diğer  medeniyetlerle de etkileşim  içerisine girerek zenginleşir. Medeniyetin oluştuğu havzanın bilim ve teknolojiyi geliştirmesi, zihin dünyasının olması,politik düzeninin olması ekonomik ve kültürel gelişmişliğinin olması medeniyetin içeriği olarak kabul edilmektedir. Medeniyetin  insana, eşyaya vs. hayata dair bir dünya görüşünün olması ayrıca bu dünya görüşünün uygulandığı bir devlet düzeninin olması gerekmektedir.

Çünkü devlet olmadan medeniyet olmaz.İnsanlık  on iki bin senelik tarihinde  otuza yakın medeniyet oluşturmuştur.Yirmi beş ölü medeniyetin ardından günümüzde beş medeniyetin yaşamakta olduğunu görmekteyiz. Bunlar, İslam,Yahudi,Ortaodoks,Hint ve Çin medeniyetleridir.Bu medeniyetlerin arasında en baskın olanı Batı medeniyetidir. Sadece İslam medeniyeti  Batı medeniyeti karşısında direnmekte diğer medeniyetler ise direnememektedir.Fakat İslam Medeniyeti de Moğol istilası ve Haçlı savaşlarından sonra teknik üstünlüğünü kaybedip bilimsel ve teknik açıdan  üretken olamayınca  da Batı karşısında gücünü kaybetmiştir.

Bugün insanlığın içinden geçmekte olduğu sıkıntılarla dolu bir dönemde kurtuluşa götürecek yollardan biri “din”dir.Fakat Batı, dini dünyasından silmeye ,dini yok sayan bir anlayışı -bilimi ve felsefeyi- dinin yerine ikame etmeye çalıştı.Bunun sonucunda da insanlık tarihinin en büyük iki felaketini insanlığa yaşattı.Medeniyet kavramı Batı literatürüne 18.yüzyılda girdi.Batı 19.yüzyılda bu kavramı, din karşıtı bir yaklaşım ve kendisi dışındaki kültür ve medeniyetleri yok sayma temelinde, kendi icad ettiği bir kavram olarak dünyaya sunmaya çalıştı.

Batı’nın bu çarpık anlayışı bizim bazı aydınlarımız tarafından da benimsendi ve medeniyet/medenileşme  Batı’ya ait olarak ve Batı’ya yönelmek şeklinde  algılandı. Medeniyet, bu dönemde sömürgeciliğin  bir temsili oldu ve medeniyet adına birtakım cinayetler işlendi.20.yüzyılın başlarındaki I. Ve II. Dünya savaşları Batının medeniyet algısını yerle bir etti.20.yüzyılda yapılan antropolojik çalışmalar, Avrupa/Batı dışında da medeniyetlerin olabileceğini/olduğunu ortaya çıkardı.

Medeniyeti bilim ve teknolojiden ibaret sayan  bir algının Hiroşima’ya neler yaptığının hatırlanması salt bilim ve teknoloji temelli bir anlayışın medeniyet olamayacağını anlamaktır.Dolayısıyla medeniyetin temel göstergesinin din olduğunu Batı yeni keşfetti.Çünkü bir medeniyet kendisini ayakta tutan temel esasa ,dine,sırtını dönerek ayakta kalamaz. Medeniyet öldürme üzerine kurulmaz.Kültürler çatışır ama medeniyetler çatışmaz.

İslam Dünyası, medeniyet kavramına daha 9. Yüzyıldan itibaren sahiptir.Ve İslam düşünürleri insanın tabiatında medeniliğin olduğunu dolayısıyla tüm insanların medeni olduğunu kabul etmişlerdir.Bu kabul, İslam Medeniyetinin kendisi dışındaki toplumların insanlığa yaptıkları ortak katkıyı yok saymadıklarını göstermektedir.Müslümanlar; Mısır,Suriye,İran ve Irak’ı fethettiklerinde buradaki kadim kültürleri tanımak için harekete geçmişlerdir.

Tercüme hareketleriyle bu kadim kültürlerin ulaştığı sonuçları  Kur’an ve Sünnet’in ışığında yorumlayarak yeni bir medeniyet geliştirmişlerdir.Müslümanlar Kur’an’daki “hikmet” kavramından ve Hz.Peygamber’in “ilim mü’minin yitik malıdır.” İle “İlim Çin’de  de olsa onu alın.” hadislerinden hareketle karşılaştıkları kadim medeniyetleri yok saymamışlar bunların iyi yanlarını almışlardır.Müslümanlar kadim kültürlerin hepsini sahiplenmişler ve ilk defa İslam düşünürleri medeniyet kavramından bahsetmişlerdir.

Bir arada yaşamayı bilmeyen kültürler  medeniyet oluşturamazlar. Medeniyet çoğulculuk ve bir arada yaşama tecrübesidir ve senden olmayana saygı duyarak onunla birlikte yaşayabilmektir.İslam Medeniyeti bünyesinde 20 ayrı devlet kurulmuş, ve bu devletler  egemen oldukları dönemlerde yüzlerce yıl  20 ayrı ırk  ve binlerce mezhebi  bir arada tutabilmeyi başarabilmiştir. Fakat Avrupa’da bir arada yaşama kültürü şeklinde içi doldurulan bir kavram olarak medeniyet 1850’lerde oluşturulmaya başlandı. İslam Medeniyeti ,medeniyet  oluşturmada tarihin en üst örneklerini vermiştir ve tarihteki gelmiş geçmiş en mükemmel medeniyettir.Devlet yapısında hukukun, insan hakkının üstünlüğünü en iyi “ İslam Hukuku” ortaya koymuştur.

Medeniyetler ittifakı Başbakanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın öncülüğünde İspanya Başbakanı Luis Rodriquez ZAPATERO’yla birlikte girişilen   Birleşmiş Milletler’in de desteğini alan ve 120 ülkenin  katıldığı  küresel çatışma tehdidine karşı oluşturulmuş küresel bir cevaptır. ABD, Başkan B.OBAMA’nın İstanbul ziyaretinden sonra ittifaka katılmıştır.İsrail ise bu projede yer almamıştır ve karşıdır. “Medeniyetler İttifakı”ötekileştirme,din ve ırk vb.  karşıtlıklardan kaynaklanan her türlü ıstırap kaynağı olan hareketlere karşı birlikte olma çabasıdır.Çünkü günümüzde rakip medeniyetleri yok etme amacıyla  sahip oldukları bilim ve teknolojiyi kullanarak dünyayı şekillendirmeye çalışan  üç unsur bulunmaktadır:

-Neo-Conlar:Medeniyetler çatışması fikrini ortaya atan ilk kişi Alman Yahudisi kökenli Amerikalı bir siyaset felsefecisi olan  Leo STRAUSS’tur.Bu fikir daha sonra öğrencisi Samuel Huntington tarafından savunulmuş ve Batı’da kabul görmesi hız kazanmıştır.ABD’de Baba Bush ile yönetime gelen  Neo-Con  akımının fikir babası olarak kabul edilen L.Strauss’a göre “Batı, ortaçağdaki medeniyet anlayışına dönmedikçe kendini kurtaramaz.Bu nedenle bir medeniyet rakibi olmadan ayakta kalamaz ayakta kalabilmek için de silah kullanmaktan çekinmemelidir.Bize rakip olabilecek tek medeniyet ise İslam Medeniyetidir.”

- Evangelik mezhebinin  mensupları da Hz.İsa’nın yeryüzüne inmesini sağlamak içinçatışma tezinden yana oldular.Özellikle Ortadoğu’da Tanrı’yı kıyamete zorlayan çatışma alanlarını tahrik etmeye çalışmaktadırlar.

-Fundamentalist  yaklaşımlar:Avrupa’daki ırkçı gruplar da çatışma alanlarını tahrik etmektedirler.

Medeniyeler İttifakı projesi Türkiye’nin  öncülüğünde yürütülmektedir.Çünkü yirminin üzerinde  medeniyetin kalıntılarına sahip  zengin bir medeniyet birikimimiz bulunmaktadır. Kendimize has bir medeniyetimiz var.Fakat yüzümüzü Batı’ya dönüp her şeyi Batı’dan almaya başlayınca  medeniyetimize güvenimizi,medeniyet bilincimizi ve şuurumuzu kaybettik.

Medenileşmeyi Batılılaşmak olarak algılayınca kendi medeniyetimize yabancılaştık.Türkiye tüm bu olumsuzluklara rağmen kabuğunu kırma kendi değerlerine dönerek medeniyet bilinci,şuuru kazanma çabası içerisindedir.Bu yüzden dünyaya yeni bir medeniyet şuurunu verecek olan İslam Medeniyetinin bayraktarlığını yapacak yegane ülke  Türkiye’dir.

Program sonunda Prof.Dr. Bekir KARLIĞA’ya Malatya’yı teşriflerinden dolayı plaket ve kayısı takdim edilirken gelecek haftaki konuğun “İslam ülkeleri ve Gelecek Perspektifleri” konusuyla Prof.Dr. Hayri KIRBAŞOĞLU olduğu katılımcılara duyuruldu.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 126
Bu Ay : 14638
Toplam : 23896

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom