Bu Mitingi Yayınlayamadılar

Başbakan Erdoğan, Sincan'da gerçekleştirilen 'Milli İradeye Saygı Mitingi'nde, meydanı dolduran yaklaşık 500 bin kişiye seslendi. Bu miting günlerdir İstanbul'da canlı yayın uluslararası ajanslarda yayınlanmadı.

Bu Mitingi Yayınlayamadılar Türkiye-Dünya

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, kimsenin, milletin birliğini zedeleyemeyeceğini, heveslerinin kursaklarında kalacağını ifade ederek, "Bizim millet olarak öyle bir direniş tarzımız vardır ki tüm direnişleri bastırır, tüm oyunları bozar, tüm tuzakları altüst eder. Biz duada yakarış ile direniriz, sükut ederek, 'mevla görelim neyler neylerse güzel eyler diyerek' direniriz. Ama onlar bunu anlamaz. Biz 27 Mayıs'ın, 12 Eylül'ün, 28 Şubat'ın, 27 Nisan'ın karanlığını işte böyle direnişle aştık" dedi. 

Başbakan Erdoğan, Sincan'da gerçekleştirilen 'Milli İradeye Saygı Mitingi'nde, meydanı dolduran yaklaşık 500 bin kişiye seslendi. Başbakan Erdoğan, miting meydanını dolduranları selamladıktan sonra başladığı konuşmasında Gezi Parkı olaylarına ilişkin açıklamalarda bulundu. 

"Biz bu yola kefenimizle çıktık. Allah'ın izniyle bu kervan aynen böyle yürüyecek. Bu millet hükümetine sahip çıkıyor. Bu millet partisi, kökeni ne olursa olsun; demokrasiye, milli iradeye, ülkesine, istikbaline sahip çıkıyor" diye konuşan Erdoğan, bugün buradan dünyaya ses verdikleri için, milli iradeye sahip çıktıkları için meydanı dolduranların her birine tek tek teşekkür ettiğini söyledi. Erdoğan, "Muhabbetiniz için, ahde vefanız için sizi kutluyorum. Biliyorum ki 17 gündür Türkiye'nin, dünyanın her köşesinde milyarlarca kardeşim bizlere dua etti. Dedeler, nineler, anneler, babalar, hatta çocuklar hükümetleri için, ülkelerinin huzuru için el açıp yakardı" diye konuştu.

Türk milletinin meselelere sadece gözüyle değil, kalp gözüyle baktığını ifade eden Erdoğan şunları söyledi: 
"Benim milletimin kalp gözü açıktır. Siz oynanan oyunu gördünüz, kurulan tuzağı hissettiniz. Yapılan saldırıların hedefini anladınız. Bu meydanda tek bir gönül, tek bir yürek olarak o çirkin oyunu, o alçakça tuzağı bozuyor, 'millet burada' diye tüm dünyaya haykırıyorsunuz. Biz geleceği birlikte kurmak için herkese el uzattık, ama birileri bize yumruk uzattı. Yumruk uzatanla toka yapılabilir mi? Bugün buradan itibaren artık yola çıktık. Sincan'da başladık. Bu aynı zamanda Mart 2014 seçimlerinin yerel kampanyasının ilk adımıdır. Kimsenin şu gördüğünüz tarihi birliği bozmasına asla izin vermeyeceğiz. Kimse bu birliği zedeleyemeyecek, hepsinin hevesleri kursaklarında kalacak. Bizim millet olarak öyle bir direniş tarzımız vardır ki tüm direnişleri bastırır, tüm oyunları bozar, tüm tuzakları altüst eder. Biz duada yakarış ile direniriz, sükut ederek, 'mevla görelim neyler neylerse güzel eyler diyerek' direniriz. Ama onlar bunu anlamaz. Biz 27 Mayıs'ın, 12 Eylül'ün, 28 Şubat'ın, 27 Nisan'ın karanlığını işte böyle direnişle aştık. Birileri gibi sokaklara dökülen, eline taş alanlardan, molotof kokteyli alanlardan olmadık. Birileri gibi gece yarılarına kadar korna çalarak gürültü kirliliği yapanlardan, tencere tava çalarak komşusunu rahatsız edenlerden olmadık. Çevrecilikte gürültü kirliliği, görüntü kirliliği var. Bunların neresi çevreci, bunların derdi başka. Çapulcudan çok rahatsız olmuşlar. TDK'nin lugatından okuyorum. Düzeni bozma gayreti içinde olanlara çapulcu denir. Aynı zamanda kamu düzenini bozmaya çalışmak suçtur."

Başbakan Erdoğan, tüm bu vandallıkların hesabını yargıda soracaklarını belirterek, bunu takipsiz bırakmayacaklarını ifade etti. 8 ay daha sabredeceklerini ifade eden Erdoğan, "8 ay sonra sandık gelince hesabı sandıkta soracağız. Kapı kapı dolaşacağız. İnşallah sandıkları patlatacağız" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Reyhanlı saldırısı ve Gezi Parkı olaylarının zamanlamasına dikkat çekerek, Mayıs ayının Türkiye için çok farklı gelişmelerin yaşandığı bir ay olduğunu vurguladı. Erdoğan"Büyüyen, güçlenen Türkiye'nin itibarını düşürmek için bu adımlar atıldı. İtibarı her geçen gün artan Türkiye'nin bu acıyı yaşamasını istediler" dedi. Reyhanlı saldırısının şifrelerinin çözülmeye başlandığını belirten Erdoğan, "Katillerin izini sürerken çok enteresan bir irtibatı da ortaya çıkardık. Bu işi planlayan, başka saldırılara hazırlanan alçağın CHP heyetini iki kez Şam'a götüren, Esad alçağı ile görüştüren kişi olduğunu tespit ettik" dedi. 

Başbakan Erdoğan'ın Sincan'da gerçekleştirdiği 'Milli İradeye Saygı Mitingi'ne kabine üyeleri ve AK Parti kurmayları tam kadro katıldı. Miting meydanını dolduranların sayısı ise yüzbinleri aştı. Başbakan Erdoğan, konuşması sırasında meydanda üç hilalli MHP bayrağı ve Ülkü Ocaklarının pankartı açılınca, MHP'lilerin bulunduğu tarafa dönerek, "MHP'li kardeşlerime bu yürüyüşe verdikleri destek nedeniyle teşekkür ediyorum. Bu yürüyüş birlikte, kararlılıkla yürüyecek. Gerçekten sağolsunlar, varolsunlar" dedi.

Yaşanan bütün bu olayların zamanlamasına dikkat çekmek istediğini belirten Erdoğan, Mayıs ayında Türkiye'nin çok güzel gelişmeler yaşadığını vurguladı. 10.5 yıl boyunca rekor üstüne rekorlar kıran bir iktidar olduğunu belirten Erdoğan, çıtayı hep yukarı çektiklerini ifade etti. Olmaz denilenlerin olduğunu, ulaşılamaz denilenlere ulaştıklarını ifade eden Erdoğan, ancak geçtiğimiz Mayıs ayının kendileri için, Türkiye için çok daha farklı olduğunu dile getirdi. Mayıs ayında yaşananları 10 madde halinde sıralayan Erdoğan şunları söyledi: 

"46 milyar dolarlık 3. havalimanı ihalesini gerçekleştirdik. Japonya ile 22 milyar dolarlık bir yatırımla nükleer enerji santralinin kurulması için ilk adımları attık. İstanbul Boğazı'na 2.5 milyar dolarlık yatırımla 3. köprünün temelini attık. İstanbul Borsası 93 binin üzerine çıkarak rekor kaydetti. Merkez Bankası'nın rezervi biz göreve geldiğimizde 27.5 milyar dolardı, Mayıs ayında 135 milyar dolara çıktı. Gösterge faizi göreve geldiğimizde yüzde 63'tü. Yani devletin borçlanma faizi. Ne oldu biliyor musunuz? Yüzde 4.61'e indi. Bu faiz kimin cebinden çıkıyordu? İşte bu milletin cebinden çıkıyordu. Kime gidiyordu, faiz lobisine gidiyordu. Toplamı 642 milyar dolar. Biz bunu kestik. Bundan rahatsız oldular. 4 tane kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin kredi notunu Mayıs ayında art arda artırdı. IMF ile ilişkilerimizde tarihi bir gelişme yaşandı. AK Parti iktidara geldiğinde IMF'ye borcumuz 23.5 milyar dolardı. 14 Mayıs'ta son taksidi ödedik ve IMF'ye olan borcumuzu sıfırladık. Bunların hepsi Mayıs'ta oldu. Enflasyonda, sanayi üretiminde, dış ticarette yeni rekorlara şahit olduk. Çözüm sürecinde çok güzel neticeler aldık. 6 aydır Doğu'dan, Güneydoğu'dan acı haberler gelmiyor. Türkiye'nin her köşesinde kardeşliği, dayanışmayı, hoşgörüyü egemen kıldık. Türkiye'de bu güzel gelişmeler yaşanırken, bunlar önce Reyhanlı'da 53 kardeşimizi şehit ettiler."

Bu 53 şehitle ilgili ileride konuşacağını kaydeden Erdoğan, yine sabrettiğini söyledi. Ana muhalefetin Genel Başkanı'nın konuşması gerektiğini belirten Erdoğan, 4 kişinin tutuklanarak içeri girdiğini hatırlatarak, "Şifre çözülüyor. CHP'nin milletvekilleri Suriye'ye niye gittiler? Onları getirip götüren kim, oyunun içinde kimler var, hepsi yavaş yavaş çözülüyor. Büyüyen, güçlenen Türkiye'nin itibarını düşürmek için bu adımlar atıldı. İtibarı her geçen gün artan Türkiye'nin bu acıyı yaşamasını istediler. Katillerin izini sürerken çok enteresan bir irtibatı da ortaya çıkardık. Bu işi planlayan, başka saldırılara hazırlanan alçağın CHP heyetini iki kez Şam'a götüren, Esad alçağı ile görüştüren kişi olduğunu tespit ettik. CHP Genel Başkanı'na 'istifa et' dedim ama pişkin, istifa eder mi? Onun orada kalmasında fayda var. O kaldıkça AK Parti çıtayı yükseltir. Devamlı baltayı taşa vuruyor. CHP Genel Başkanı'na 'cevap ver' dedik ama bu iş yüz ister" şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkanı'nın devamlı 'yalancıdan Başbakan olmaz' dediğini hatırlatan Erdoğan, "Evet yalancıdan bu ülkede Başbakan olmaz. İşte onun için Kılıçdaroğlu geldiğinden beri bu ülkede Başbakan olamadı, olamayacak da. İşte millet Erdoğan'ı Başbakan yapıyor. Demek ki yalancı sensin, doğru burada. Mezhep ayrımcılığı yapandan, inanç farklılıklarını kaşıyandan da bu ülkede Başbakan olmaz" diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Ey faiz lobisi; sen de iki metre küp mezara gireceksin, ben de o mezara gireceğim” dedi. 

Sincan Meydanı’nda partisi tarafından düzenlenen ‘Milli İradeye Saygı’ mitinginde resmi rakamlara göre 500 bin kişiye seslenen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taksim Gezi Parkı’nda küçük bir grup dışında diğerlerinin hiç birisinin meselesinin Gezi Parkı olmadığını söyledi. Ankara’da her tarafı yakıp yıkanların Gezi Parkı olaylarıyla bir alakasının olmadığını dile getiren Başbakan Erdoğan, alt geçitlerdeki seramikleri dökenlerin, durakları yakıp yıkanların, sivil araçlarını, kamu araçlarını yakanların Gezi Parkı’yla ne alakası var diye sordu.

“PAÇAVRALARA NİYE GÖZ YUMDUNUZ”

Çok az samimi insan dışında bunların hiçbirisinin meselesinin ağaç ve çevre olmadığını belirten Başbakan Erdoğan, “Bunların meselesi büyüyen Türkiye ile hesaplaşmaydı. Bunların meselesi güçlenen Türkiye’nin önü kesmekti. Bunların meselesi kendi ülkelerinin büyümesini, güçlenmesini itibar kazanmasını istemiyorlardı. Buna karşıydılar. Şimdi bakın bunlar 17 gün içinde tiyatro içinde tiyatro sergilediler. Bir tarafta ellerinde Türk bayraklarıyla dolaştılar, bir başka tarafta Türk bayrağını yaktılar. Bir tarafta içki şişelerinin her türlü kirliliğin arasında güya çadırdan mescit yaptılar. Diğer tarafta ayakkabılarıyla camiye girdiler, ayakkabılarıyla girip camide içki içtiler. Bir taraftan ulusalcıyız dediler, diğer taraftan AKM’deki Atatürk anıtının üzerindeki paçavralara göz yumdular. Atatürk Kültür Merkezi’nin üzerinde o paçavralara niye göz yumdunuz. Orada asılanlar neydi terörist. İllegal örgütler, İllegal görünen legal örgütler, Başbakan hakaret eden paçavralar, aynı şekilde anıtta bakıyorsunuz bölücülerin posteriyle, Türk bayrağı ve Atatürk’ün posteri yan yana niye bunu seyrettiniz. Hani siz ulusalcıydınız. Oradaki terör örgütünün paçavralarına niye seyirci oldunuz. Neden, ondan sonra komünistiz diyenler faşisizm sergiledi. Çok enteresan. Özgürlükçüyüz diyenler özgürlüklere saldırdı. Kendi yaşam tarzına saygı isteyenler başkalarını yaşam tarzına saldırdılar” diye konuştu.

“BU MİLLET BU OYUN İÇİNDE OYUNLARA EYVALLAH ETMEZ”

Taksim Gezi Parkı olayları sırasında polis müdahalesini ağzına sakız yapanların kendi şiddetlerini bir kenara koyduklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, polisin su kullandığı, polisin biber gazı kullandığı ve AB müktesebatında bunun böyle olduğuna dikkat çekti. Dünyanın bir çok ülkesinde bunun böyle olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, bazı ülkelerde ise polisin kurşun sıktığını vurguladı.

Başbakan Erdoğan, “Benim polisim sabretti, yeri geldi dayak yedi. Parke taşlarını attılar onlara. 600’ü aşkın polisim yaralandı. Kimin polisi bunlar. Bunlar Türk polisi değil mi? Ey ulusalcılar bu polise nasıl saldırdınız. Çok enteresan şeyler oluyor. Bir taraftan ulusalcıyız diyeceksin, öbür taraftan gelip polisime saldıracaksın. Bu olacak iş mi? Bu millet bunları yutmaz. Bu millet bu oyunlara, bu tuzaklara, bu oyun içindeki oyunlara eyvallah etmez. Bu millet kimin ne yaptığını, nasıl yaptığını nerede durduğunu çok iyi biliyor. Gerekeni yapıyor ve Allah’ın izniyle yapacak” dedi.

“TÜRKİYE’YE YÖNELİK BU ÇİRKİN GİRİŞİMLER KARŞISINDA ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”

Millet olarak bu oyunlara gelinmeyeceğinin altını çizen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
“Biz milletçe bu oyunlara gelmeyeceğiz, bu tuzaklara düşmeyeceğiz. Türkiye’ye yönelik, 76 milyona yönelik bu çirkin girişimler karşısında asla geri adım atmayacağız. Siz bizlere bir emanet verdiniz, o emanet bizim kutsalımızdır. Hiç endişe etmeyin. O emanet bizim namusumuzdur, o emanet bizim şerefimizdir. Sizin emanetinizi Allah’ın izni ile yere düşürmeyeceğiz. Sizin verdiğiniz emaneti önce Allah, sonra siz alabilirsiniz. Egemenlik milletindir, milletin tercihiyle oluşmuş parlamentoya, milletin seçimiyle iş başına gelmiş hükümete hiç kimse kast edemez. Hiç kimse kuru gürültü yaparak demokrasiyi artık askıya alamaz. Siz bizim arkamız da durduğunuz sürece, bizde emanete canımız gibi namusumuzla, şerefimizle kurumaya devam edeceğiz. Hiç kimse bizi korkutamaz. Hiçbir sermaye gurubu, hiçbir faiz lobisi, hiçbir karanlık odak bizi korkutamaz, ürkütemez ve bize geri adım attıramaz. Biz bu yola millet için çıktık. Biz bu yola milletle beraber çıktık. Biz bu yola tıpkı merhum Menderes gibi, merhum Özal gibi, merhum Erbakan gibi kefenimizle çıktık. Biz sadece Allah'a hesap verip ve ondan başka kimseden emir ve talimat almayız.”

“TÜRK BAYRAĞI DÜNYANIN HER YERİNDE GRURLA DALGALANIYOR”

Son on yılda Türkiye’yi kat ve kat büyüttüklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, ekonomide Türkiye’yi üç kattan daha fazla büyüttüklerini söyledi. Eğitim de, sağlıkta, adalette, emniyette, konutta, enerjide ulaşımda ve her alanda Türkiye’ye ilkleri yaşattıklarının altını çizen Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası itibarını yükseltiklerini kaydetti. Dünyanın her yerinde Türk bayrağının gururla dalgalandığını ifade eden Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin dünyada gıpta ile izlendiğini vurguladı. Dünyanın her yerinde Türkiye Cumhuriyeti pasaportunun artık itibar gördüğünü dile getiren Başbakan Erdoğan, “Dünyanın her yerinde Türk lirası artık değer ifade ediyor. Dünyanın her yerinde Türkiye Cumhuriyeti takdirle, ilgiyle, gıptayla izleniyor. Çok daha fazla çalışacağız, daha fazla üreteceğiz. Çok daha fazla ter dökeceğiz. En önemlisi de birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi en güçlü muhafaza edeceğiz” diye konuştu.

“EY FAİZ LOBİSİ SEN DE İKİ METRE KÜP MEZARA GİRECEKSİN, BEN DE O MEZARA GİRECEĞİM”

Türkiye’de hiçbir etnik kökenin diğerine üstünlüğünün olmadığının altını çizen Başbakan Erdoğan, “Türkü’yle, Kürdü’yle, Lazı’yla, Çerkezi’yle, Gürcüsü’yle, Abazası’yla, Boşnak’ıyla, Romanı’yla, Arnavutu’yla tüm etnik unsurlar, bu ülkede biriz, beraberiz. Yunus gibi, ‘Yaradılanı, Yaradandan ötürü seviyoruz.’ Kimse kimseye üstünlük taslamasın. Hepsi Allah’ın kulu. Alevi’nin Sunni’ye, Sunni’nin Alevi’ye üstünlüğü yoktur, olamaz. Ama unutmayın bunu kaşıyanlar var bu ülkede. Bu oyuna ne olur gelmeyin. Ne olur gelmeyin. Zenginin fakire, fakirin zengine üstünlüğü yoktur. Çünkü biz öyle bir dinin mensubuyuz ki aynı musalladan kalkıyoruz demi. Musalla taşına trilyoner geldiği zaman, hoca efendi orada tesfiyesine yaparken, Cumhurbaşkanı niyetine demiyor, Başbakan niyetine demiyor, demi… Trilyoner niyetine demiyor. Ne diyor ‘er’ kişi niyetine deniyor. İşte gerçek eşitlik orada, orada. Biz oraya hazırlanıyoruz ve oraya hazırlanacağız. İki metre küp mezar, o mezara konacaksın. Ey faiz lobisi sen de oraya gireceksin, ben de oraya gireceğim. Ama kapıcı Ahmet efendide oraya girecek. Farkımız yok birbirimizden. Hiçbir şey alıp götüremeyeceksin. Eğer yaptığın bir şey varsa yırttın paçayı, yoksa hapı yuttun. Sizin bu aşkınız inanıyorum ki bu ülkede çok şeyi değiştirecek. Biz biriz ve beraberiz. Hep birlikte Türkiye’yiz. Bu topraklarda bir ve beraber olarak yaşayacağız. Birbirimizi saygı içinde inşallah geleceği inşa edeceğiz. Öfkeyi, husumeti ve ayrılıkları bir kenara bırakarak aynı bayrak ve toprak üzerinde hepimizin ülkesi, hepimizin Türkiye’si için çalışacağız. Ne diyeceğiz tek millet diyeceğiz. Tek bayrak, tek devlet diyeceğiz ve yola böyle gideceğiz. Allah kardeşliğimiz daim kılsın. Allah huzurumuzu baki kılsın. Rabbim beraberliğimiz muhafaza etsin” şeklinde konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gezi Parkı'ndaki eylemcilere seslenerek, "İyi niyetlilere 'terk edin' diyorum. Orası illegal örgütlerin işgal mekanı değildir. Yarın İstanbul mitingimiz var. Çok açık, net söylüyorum. Taksim meydanı boşaldı boşaldı, boşalmadığı takdirde artık bu ülkenin güvenlik güçleri orayı boşaltmayı bilir" dedi. 
Başbakan Erdoğan'ın Sincan'da gerçekleştirilen 'Milli İradeye Saygı Mitingi'nde yaptığı konuşmada Gezi Parkı'nda direnişi sürdüren gruplara seslendi. Yargı süreci içinde olan bu olayda hala orada durmanın bir anlamı olmadığını ifade eden Erdoğan, "Bir şey söyledim. Yargı ne tür karar verir bilemem, lehte de karar verse İstanbul kalkar halkoylamasını yapar. Halkoylaması neticesinde halk eğer diyorsa ki 'ben o parkı korumak suretiyle bir şehir müzesi istiyorum', o zaman biz halkımızın bu talebini yerine getiririz. Çünkü biz Haziran seçimleri öncesinde İstanbul'a vaadettik, İstanbul yüzde 51'le bizim bu projelerimize evet dedi. Halkımıza biz anlatacağız. Muhalif olan orada anlatır. Neticede halkımız ne karar verirse biz ona uyarız. Öyleyse şu anda orada duran kardeşlerim varsa lütfen orayı artık terk etsinler. İyi niyetlilere 'terk edin' diyorum. Çünkü orası İstanbullularındır. Tüm Taksim'e gelenlerindir. Orası illegal örgütlerin işgal mekanı değildir" şeklinde konuştu. Yarın İstanbul mitingini yapacaklarını hatırlatan Erdoğan şöyle konuştu: "Çok açık, net söylüyorum. Taksim meydanı boşaldı boşaldı. Boşalmadığı takdirde artık bu ülkenin güvenlik güçleri orayı boşaltmayı bilir. Çünkü geldiler, kabul ettik, kendilerine anlattık. Her şeyi söyledik. Bana söyledikleri hep şu oldu. 'Madem halk oylaması yapacaksınız, çoğunluk dedi ki ne kadar güzel'. Ne kadar güzel dediler ama hala birilerinin orada direndiğini gördüm. Sabah 10.00'da karar açıklayacağız dediler, açıklamadılar. 3'te dediler, açıklamadılar. Bu devlet sizin oyuncağınız değil. Kusura bakmasınlar."
Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda mitinge katılanlara teşekkür ederek, "Gerek geçtiğimiz Pazar günü yaptığımız muhteşem karşılama için, gerek bugün ortaya koyduğunuz bu aşkın, bu sevdanın, bu coşkunun, bu ahde vefanın tablosu için sizlere şükranlarımı sunuyorum. Allah yolumuzu, bahtımızı açık etsin" diye konuştu. 
Başbakan Erdoğan, 'Milli İradeye Saygı Mitingi'nin sonunda eşi Emine Erdoğan'la birlikte partililere karanfil attı. 

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 185
Bu Ay : 20257
Toplam : 29515

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom