İslamı Yeni Tehdid İlan Ettiler

Konferanslar dizisinin son haftasında Yeni Şafak Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül, “Türkiye’nin Dış Politikası ve Suriye” konulu konferans verdi.

İslamı Yeni Tehdid İlan Ettiler Malatya Kültür-Sanat

Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (BİLSAM) tarafından gerçekleştirilen “Kültür Kuşağı Konferanslar Dizisi” sona erdi.

Kültür Kuşağı Konferanslar Dizisi’nin son konuğu “Türkiye’nin dış politikası ve Suriye” konusuyla Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karagül’dü.Konferans yoğun bir katılımla gerçekleşti.

Bir gazeteci bakışıyla dünyayı izlediğini,yaklaşık yirmi yıldır dünyadaki gelişmeleri takip ettiğini özellikle Türkiye’nin dış politikası üzerine uzun konuşmalar yapmak gerektiğini belirten İbrahim Karagül sözlerine şöyle devam etti: 

Türkiye’nin Soğuk Savaş dönemi dış politikası savunmacı, dengeci ve refleksiftir. 1990’lardan sonra bu anlayış değişiyor. Çünkü dünyada artık Doğu –Batı dengesi yok, zayıf ülkelerin orta ölçekte güçlü olduğu ve söz söyleyebildiği, güç dengelerinin değiştiği daha hırçın bir dünya  var. Dolayısıyla Türkiye bir yol ayrımına geliyor. Ya Anadolu sınırlarına hapsolacak ya da büyüyecek. Mesele sınırların dışına siyasi ve etkinlik olarak taşma, sorunlarıyla yüzleşme ve çözme meselesidir sınırları genişletme değil. Türkiye 2000 sonrası dış politikasında gerçekten heyecan verici gelişmeler yaşadı. Artık etrafındaki olaylara ulus devlet olarak bakmayan bir perspektifle, küresel bir güç gibi hareket ediyor. Peki Türkiye’nin buna gücü yeter mi? Siyasi ve ekonomik zayıflıklarımızın olması buna izin verecek mi?  Dışarıdaki etkinlikle içerideki sorunların çözümünün birbirini nasıl etkilediğini fark ettik. Dünyadaki ve bölgedeki açılımlarla dünyada nasıl açılımlar yapıldığını gördük. Artık Türkiye’de iktidar değişse bile politika belirlenmiştir.Kim iktidar olursa olsun bu değişime uymak zorundadır.  

Ülkemiz 20. Yüzyıl buzul döneminden çıktı. Türkiye ve Orta doğu ülkeleri arasında detaylı antlaşmalar yapılıyor. Bu antlaşmalarla bölgede birkaç yıl sonrasının bölgesel entegrasyon projelerinin alt yapıları oluşturuluyor. Hem Ortadoğu hem de Batılı ülkeler bu dönemde Türkiye’yle ortak olmak istiyorlar. Çünkü Türkiye’nin bölgeyi birleştiren bir değer olduğunun farkındalar. Özellikle Batı bundan yararlanmak istiyor. Fakat Türkiye’nin Ortadoğu’daki etkinlik haritası genişledikçe Batılı devletlerin etkinliği azalacak ve Batı bu durumu hazmedemeyip bu süreçte Türkiye’yi yıpratan şeyler  yapacaktır. Türkiye Ortadoğu’daki etkinliğini genişletmeye çalışırken Arap Baharı başladı.Tüm ülkelerin olduğu gibi Türkiye’nin de bu coğrafyadaki hesapları durdu. En önemlisi Arap Baharı’nın başlaması, Türkiye’nin  Ortadoğu’daki elitlerle bir geleceğin olamayacağını görmesini sağladı.Bu yüzden Arap Baharı yaşanan ülkelerde halkı destekledi.

Ortadoğu’nun girift şekli  bu dönemde yaşanan çatışmaların temelini oluşturmaktadır.Çatışmalara kilitleniyoruz.Bu nedenle çatışma öncesini ve sonrasını öngöremiyoruz.Her şey 20.yüzyılın bitişiyle başlatılıyor. Fakat Türkiye ve Ortadoğu için 20. Yüzyıl daha yeni bitiyor.Dünya yeniden formatlanıyor.Yeni bir siyasi ve güç haritası oluşturulmaya çalışılıyor.Londra,Newyork ve Frankfurt güç eksenleri dağılıyor.İnsanlık yeni bir kürsel sistem oluşturmaya çalışıyor.Merkez güçler  elli ve yüzyıllık hesaplar yapıyor. Ortadoğu Osmanlı sonrası oluşan bir yapıdır.

II.Dünya Savaşı’ndan sonra da bu yapı kemikleşmiştir. Ortadoğu’daki tüm iktidar yapıları kendi iç dinamikleriyle değil, bölgenin kaynaklarını verip iktidar satın alan güçler tarafından yönetilmekteydi. Bölgede 1950’ye kadar İngiltere, 1950’den sonra ise ABD hakimdi. 21.yüzyılda ise bütün ülkelerin güvenlik sistemleri değişti.Batı bütün İslam orta kuşağını tehdit ilan etti.Yeryüzünün  fay hattı, kaos kuşağı neden muhalif ilen edildi?Çünkü burada küresel sisteme muhalif bir dil her zaman vardı ve komünizm gibi kontrol edilebilecek bir yapıya da sahip değildi.Dolayısıyla buradaki muhalif dil Uzakdoğu’yu ve tüm dünyayı etkileyebilirdi.Batı  bunu erken gördü ve harekete geçti. Müslümanların yaşadığı coğrafya yeryüzünün ana eksen kuşağıydı.

Batı’nın Büyük Ortadoğu Projesi bu kuşağa göre daha dardı.Bu kuşak  dünyanın enerji kuşağı olmasının yanı sıra enerjiyi tüm dünyaya ulaştıran bütün yollara sahiptir.Yine bu kuşak deniz geçitlerine ve kara ticaret yollarına sahiptir.Osmanlı’dan sonra bu coğrafya Batı’nın ya sömürgesi ya da denetimi altında tutulmuştur.Bu yüzden bu kuşağın 20.yüzyılı yoktur.Bu kuşak 21. Yüzyılda kaosu huzura dönüştürebilecek mi?  Batı, 20.yüzyılda denetim altında tuttuğu bu kuşağı 21.yüzyılda da denetim altında tutmak istiyor. 11 Eylül’den sonra ortaya çıkan savaş bu düşüncenin gerçekleştirilmeye çalışılmasıdır. Irak  ve Afganistan’ın  işgali Saddam’ı devirmek ve Taliban’ı ortadan kaldırmakla ilgili değildir.

Batı, bu kuşağın kritik noktalarına yerleşmeye çalışmaktadır.Tüm Batı ülkelerinde ve Türkiye ‘de de Ulus devletin ötesinde imparatorluk projeleri  raflardan indirilmeye başlandı.Yeniden yapılanma döneminde Atlantik’ten Pasifik’e kadar uzanan bu zengin coğrafyanın nasıl şekil alacağı Türkiye’nin v tüm dünyanın öncelikli meselesidir.Çünkü bu coğrafya nasıl renk alırsa dünyanın da rengi o  olacaktır.Çünkü bu coğrafyada kim güçlü olursa küresel iktidar da o  olacaktır.Türkiye bu yüzden ortak tarihini bu coğrafya halklarına yeniden hatırlatma çabası çerisine girişmiştir.Bu hatırlatmalar yansımalar bulmuş  ve artık Türkiye, bölgede güçlü ülkelerin söyleyemediği sözleri söyleyebilen güçlü bir aktör olmaya başlamıştır. Geleceği geçmişle değerlendirmek gerekmektedir. Bu coğrafya  Haçlı Savaşları, Moğol İstilası ve I.Dünya savaşı şoklarını yaşadı.Her büyük şok dalgasından sonra Anadolu’da çok büyük sıçrama hareketleri yaşandı. Moğol İstilası’yla dünya, İslam Dünyası’nın bittiğini gördü. Fakat İstanbul’u alan ve Viyana’ya dayanan güçlü bir siyasi irade ortaya çıkardı. 

Her güç çevresiyle birleştiği oranda bir güçtür diyerek  Suriye’nin Türkiye için önemini vurgulayan İbrahim Karagül Türkiye’nin Suriye politikası ile ilgili şunları söyledi: Türkiye ve İran’ın bölgesel perspektifleri  birbirine uymamaktadır.  Suriye’de, İran rejim üzerinden Türkiye ise muhalifler üzerinden bir kapışmaya girdi. Suriyesiz bir Türkiye bu açılım döneminde ayakta kalamaz. Türkiye, Irak’ta yaşadığı hezimeti Suriye’de de yaşamamalıdır. Değişim sürecinde yer alması gerekmektedir ki sonrasındaki  inşa sürecinde de söz sahibi olabilsin. Suriye hem sınır olarak hem de kültür olarak yakındır. Batı ya da Rusya ve İran’ın Suriye’de güç kazanması Türkiye’nin küçülmesi demektir.Rusya’ya Akdeniz’e inme garantisi verilirse Rusya problem olmayacaktır.

Uluslar arası irade Suriye’deki savaşın faturası çok ağır olan  bir iç savaşa dönüşmesine engel olmak zorundadır.Fakat Esad sonrasında Mısır’da olduğu gibi Müslüman kardeşlerin başa geleceğinden korkulduğu için Suriye’ye müdahale edilmiyor. Arap Baharı daha uzun yıllar sancılı bir şekilde sürecektir. Çünkü Batı bu topraklarda iki şeyi istemez: Tam demokrasi ve İslami yönetimler. Türkiye’nin Suriye konusunda, bölgenin liderlerinin kolay vazgeçmediğini hatırlayarak, Esad’ın da içinde olduğu yeni  bir politika oluşturması lazım. Ayrıca savaşın bir kimlik çatışmasına dönüşmesine izin vermemesi gerekmektedir. Çünkü bölgede yaşanacak bir kimlik/mezhep çatışması bölgeyi yüzyıl geriye götürür.

 İmralıyla yapılan görüşmelerin de Türkiye’nin Iraklı Sünni Araplar ve Kürtlerle oluşturmaya çalıştığı yeni bir eksenin içerisinde düşünülmesi gerektiğini ifade eden İbrahim Karagül sözlerine şöyle devam etti: PKK’nın etkili bir kart olarak kalmasını hem Türkler hem de Kürtler istemez. Dolayısıyla Türkiye Kuzey Irak ve Suriye muhalifleriyle bölgesel haritayı değiştirecek bir yakınlaşma içerisine girebilmelidir.

Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 5
Bugün : 193
Bu Ay : 1448
Toplam : 1448

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom