MAZLUMDER 2011 Raporu

MAZLUMDER 2011 Yılı Türkiye İnsan Hakları İhlal Raporunu Açıkladı.

MAZLUMDER 2011 Raporu Türkiye-Dünya

MAZLUMDER'in kendi sitesinde Av Haşim Savaş'ın değerlendirmesi şöyle;

 Türkiye, 2011 yılına 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliğinin referandumda kabul edildiği bir atmosferde girdi. Referandum, Siyasal İktidarın “Devlet gerekirse Terörist başıyla da görüşebilir” görüşünün tartışıldığı bir süreçte gerçekleşti. Referandum sonucu, bu görüşü halkın desteklediğini ortaya koydu.

2011’in 12 Haziranında yapılan genel seçim ise, referandumda verilen mesajın bu seçimde geçerliliğini daha da dayattığı bir ortamda gerçekleşti. 12 Haziran seçim süreci, toplumun tüm katmanlarının ve bütün siyasi partilerin, yeni anayasa amacının ön kabul olarak kabul edilerek girildiği bir atmosferi oluşturmuştur.

                2011 yılı ne yazık ki, toplumdan gelen bu dayatmaya rağmen, siyasi cephenin duyarsız kaldığı bir yıl olmuştur. Yeni anayasa çalışmaları, 12 Eylül referandumu sonucunda istediğini elde eden siyasal iktidarın bu rehavetle hareket ettiği; muhalefetin ise, ciddi bir muhalefet anlayışına sahip olduğunu gösteremediği bir ortamla sanki rafa kaldırılmış bir görüntü arz etmiştir.

                2011 yılında en önemli sorun yine Kürt Sorunu olarak varlığını korumuştur. Devlet, sorunun çözümü için bütün taraflarla görüşmek gibi, doğru bir yola girmişken, daha sonra yeniden şiddet ve güvenlik yöntemli sorun çözme geleneksel yöntemine dönüş yapmıştır.

                MAZLUMDER olarak, tarafların şiddeti değil barışçı çözüm yolunu benimsemeleri konusundaki sağduyulu çağrımızı bu yıl da yeniledik.

                Bilinmelidir ki, Yeni Bir Türk Ulusu Yaratma Projesinin uygulamasından olarak Kürt Halkı, yıllarca ezilmiş ve devlet terörüne yıllarca maruz kalmıştır. Bu devlet terörü politikaları, bugün gelinen noktada ayrışma ruhunun artmasından başka bir sonuç doğurmamıştır. Bu nedenle devletin, güvenlik politikalarından derhal vazgeçmesi ve Kürt Halkının sırf, insan olarak doğmakla Allah tarafından kendilerine verilmiş, ancak gasp edilmiş olan haklarını kendilerine ön koşulsuz, derhal iade etmesi gereklidir.

                Kürt halkını temsil etme iddiasıyla ortaya çıkan kesimlerin, şiddetten medet ummasının ne kadar yanlış olduğu artık yaşanan süreçle ortaya çıkmıştır. Çözümün barışçı yöntemde olduğunu yeniden hatırlatmak isteriz.

                Şu husus unutulmamalıdır ki, demokratik ve barışçı mücadele, sadece demokratik güçlere karşı yapılmaz; esasen demokratik ve barışçı mücadele, demokratik olmayan güçlere karşı yapılandır. Şiddetin şiddeti doğurmaktan başka bir sonuç vermediği ve kan davalarına yol açtığı bilinmelidir.

                Barışı isteyenlerin şiddete son vermeleri elzemdir.

                Bu nedenle şiddetin son bulması ve demokratik çözüm alanına geçisin sağlanması, sürecin Demokratik güçlerin inisiyatifinde gerçekleşmesi artık kaçınılmazdır.

                2011 yılı, Kürt Sorununun çözümü için tüm taraflarla görüşmelerin yapıldığı, özellikle Oslo Sürecinin basına yansıdığı, olumlu bir yola girilmesine rağmen, şiddet olaylarının tırmandığı da bir yıl olmuştur. Bu noktada Silopi Saldırısının süreci etkilen bir kırılma noktası olduğunu ifade etmek zorundayız.

                2011 yılında özellikle tutuklu milletvekillerinin meclise gelememeleri, milletin seçip meclise yolladığı vekillerinin tutukevlerinde bekletilmeleri millet iradesinin temsiline olanak tanımamıştır.

                Milletvekili seçilip daha sonra milletvekilliği düşürülen Hatip Dicle’ye yapılan haksızlık tarihteki yerini almıştır.

                Seçim sürecinde Bağımsız milletvekili adaylarından Hatip Dicle, Leyla Zana, Sebahat Tuncel, ve Gülten Kışanak’ın eski mahkumiyetleri nedeniyle milletvekili seçilemeyeceğine dair YSK’nın kararını ilan etmesi ve ülkenin bir kaos ortamına sürüklenmesinin ardından durumu düzeltici yeni bir karar vermiş olması, yargıya güven konusunu yeniden gündeme getirmiştir.

                Yine seçim sürecinde MHP milletvekili adaylarının özel hayatlarının gizliliği ihlal edilerek bel altı bir siyaset yöntemi uygulanmak istenmiştir.

                Sene sona ererken Uludere’de isteyerek/istemeyerek ama sonuç olarak devletin vatandaşlarına bomba yağdırdığı bir olay gerçekleşmiştir. Devletin, olayın gerçekleşmesinden sonraki süreci yönetmesi tam bir fiyasko olmuştur. Öncelikle basının sinmiş bir basın olduğunu gördük. Daha sonra böyle vahim bir olay sonrası Devlet tarafından yapılması mutlaka gerekli olan açıklamalar yapılmamış, halkın yüreği serinletilmemiştir. Bu anlaşılamayan ketumluk hâlâ sürmektedir.

                2011 yılına damgasını vuran olaylardan biri de demokratik süreci olumsuz yönde etkileyecek tutuklamaların devam etmesi olmuştur. Kürt politikacılarının kendilerini her an tutuklanabilme tehdidi altında hissettikleri bir ortam yargı tarafından gerçekleştirilmiştir.

                Tutuklamalar artık bir tedbir olma vasfını kaybetmiş, peşin bir cezalandırma aracı haline gelmiş; hatta devletin Başbakan ve Cumhurbaşkanı dahil en üst düzey yöneticileri bile rahatsızlıklarını ifade etmek zorunda kalmışlardır.

                Ülke bu yıl içinde büyük bir Van Depremi felaketi yaşamış, ancak deprem sonucundaki yardımlaşmalar, kardeşlik ve kaynaşmanın sağlamlaşması gibi de bir etki doğurmuştur.

                2011 yılı içinde gözaltılar ve tutuklanmaların geçen yıla göre artarak devam ettiğini görmekteyiz.

                İnsanlar, düşüncelerinden dolayı hâlâ yargılanmakta ve cezalandırılmaktadır.

                Bu yıl içinde sivillere yönelik eylemlerde geçen yıllara oranla çok daha fazla artış gözlenmektedir.

                Kadın hakları ihlallerinde bir artış görmekteyiz ve yıl içinde kadına yönelik şiddet de gündemden düşmeyecek olaylar yaşanmıştır. Bu bağlamda töre cinayetlerinin de artık yok olması gerekirken artış göstermesi, bu konuda devletin yeterli sosyal , psikolojik ve tedbir altyapısını oluşturması zorunluluğunu ortaya koymaktadır.

                Boşanan erkeklerin, eski eşlerine hâlâ şiddet uygulamaları ve öldürmeye kadar varan saldırıları erkeklerde bir zihniyet dönüşümünün gerekli olduğunu ortaya koymaktadır.

2011 yılında da yine insan hakları ihlalleri nedeniyle devlet, mağdurlara yüklü miktarlarda tazminat ödemek zorunda kalmıştır.

Yıl içinde bazı olumlu şeyler de yaşanmıştır.

Özellikle 12 Eylül 1980 Askeri darbesini yapanlardan Eski Genelkurmay Başkanı ve Emekli Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Anayasanın geçici 15. Maddesinin referandumda kaldırılmasının ardından yıl içinde sanık sıfatıyla yargılanmaya başlanmış ve bu sıfatla ifadesi alınmıştır.

İnternet andıcı davasında sorumlu generaller hakkında yargılama başlamış ve tutuklanmalar gerçekleşmiştir. Bu dava sürecinden olarak 2012 başlarında tarihte ilk defa olarak eski bir Genelkurmay Başkanı örgüt suçundan yargılanmaya başlanmıştır.                                                                                     

 
2011 YILI TOPLAM BİLANÇO
 
YAŞAM HAKKI
 
FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER/ŞÜPHELİ ÖLÜMLER
142 olay, 158 ölüm
TÖRE CİNAYETLERİ
9 olay, 13 ölüm

YERİNDE İNFAZ /İŞKENCE İLE ÖLÜM

12 olay, 47 ölüm
ÇATIŞMALARDA ÖLEN VE YARALANANLAR:
130 olay, 283 ölüm, 290 yaralı
SİVİLLERE YÖNELİK EYLEMLER:
141 olay, 64 ölüm, 342 yaralı
BOMBA/MAYIN PATLAMASI

229 olay, 259 ölüm, 420 yaralı

KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ
 
KAÇIRMA/KAYIP
7 olay, 7 kayıp
İŞKENCE/İŞKENCE İDDİASI ve KÖTÜ MUAMELE
81 olay
CİNSEL TACİZ/TECAVÜZ
14 olay
ÇEŞİTLİ AMAÇLARLA YAPILAN BASKI VE TEHDİTLER
122 olay
GÖZALTILAR
34947 kişi
TUTUKLAMALAR
516 kişi
GÖZALTINDA ÖLÜM
-
YERLEŞİM MERKEZLERİNE YÖNELİK BASKILAR
20 olay

BOŞALTILAN YAKINLAN KÖYLER

2 olay
TOPLU MEZARLAR
10 olay
CEZAEVLERİ
84 olay
CEZAEVLERİNDE ÖLÜM
11 olay, 18 ölüm
DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ
144 olay
İstenen ceza
4624 yıl istenen ceza
Verilen ceza
 
1625 yıl 1 ay 5 gün
2 kişiye müebbet
 
Onanan ceza
 
3 yıl, 10 ay hapis cezası
1 kişiye müebbet
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
 
RTÜK
1 olay

KAPATILAN/TOPLATILAN/YASAKLANAN YAYIN VE ETKİNLİK

7 olay
GAZETECİ VE YAYIN ORGANLARINA YÖNELİK BASKILAR/KISITLAMALAR
13 olay

GÖZALTINA ALINAN GAZETECİLER

16 olay, 56 gözaltı

BASININ YOL AÇTIĞI İHLALLER

1 olay
DİN ÖZGÜRLÜĞÜ
53 olay
ÖĞRENİM ÖZGÜRLÜĞÜ
Okulda Şiddet/Öğrenci olayları
Okulda Soruşturma
Okuldan Uzaklaştırma
Okuldan Atma
Kınama-Uyarı
100 olay
71 olay
932 öğrenciye soruşturma
132 öğrenciye uzaklaştırma
56 öğrenciyi okuldan atma

2 öğrenciye kınama 1 öğrenciye uyarı cezası verilmiştir.

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ
137 olay

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNE YÖNELİK BASKILAR/SALDIRILAR

4 olay
SIĞINMA HAKKINA YÖNELİK İHLALLERİ
İnsan Ticareti
429 olay
32198 kişi

ÇALIŞMA YAŞAMINA YÖNELİK İHLALLER

418 olay
ÖLENLER:
YARALANANLAR:
268 kişi
2033 kişi
İŞTEN ATILANLAR:
4719 kişi
SAĞLIK
88 olay
KADIN HAKLARI
239 olay
ÇOCUK HAKLARI
189 olay

AZINLIK HAKLARI/KÜLTÜREL HAKLAR

13 olay
ENGELLİ HAKLARI
9 olay
İNSAN HAKLARI POLİTİKALARI
23
ADİL YARGILANMA
41 olay
SİVİL TARİH
25

AİHM: Türkiye’nin ödemesi gereken tutar:

28.984.166€
 
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 7
Bugün : 222
Bu Ay : 15652
Toplam : 24910

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom