Erdoğan'nın Diyarbakır Mitingi

Başbakan Erdoğan Diyarbakır'da partisince düzenlenen mitingde konuşuyor. Erdoğan,'devletin diliyle konuşmaya gelmedim helallik için geldim' dedi.

Erdoğan'nın Diyarbakır Mitingi Malatya Siyaset
Başbakan Erdoğan Diyarbakır'da partisince düzenlenen mitingde konuşuyor. Erdoğan,'devletin diliyle konuşmaya gelmedim helallik için geldim' dedi. 
 
"İLERİ DEMOKRASİ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNE SAHİP ÇIKTINIZ"
 
Tarih şehri, medeniyet şehri, ilim şehri, kardeşlik şehri Diyarbakır'ı selamlıyorum. Diyarbakır, en uzun surlara sahip, embiya mezarlarına, peygamber mezarlarına ev sahipliği yapan bir şehir, 41 Sehabe'ye, 41 ulu insana ev sahipliği yapan bir şehir. Buradan Diyarbakır'da yatan Sahabe-i İkram'ı rahmetle, minnetle yad ediyorum. Bundan tam 1372 yıl önce bir 27 mayıs günü Diyarbakır'ı fethedip İslam topraklarına katan büyüklerimizi, atalarımızı rahmet ve minnetle yad ediyorum, Allah bizi onların şefaatine nail eylesin diyorum. Diyarbakır öyle bir şehir ki Mekke, Medine, Kudüs ve Şam'dan sonra ki şehir Diyarbakır, maneviyat, huzur demektir. Diyarbakır, en çok kardeşlik demektir. Bu benim Başbakanlığım dönemimde Diyarbakır'a 11'inci gelişim en son 2010'da Diyarbakır'a geldim. Demokrasi, hukukun üstünlüğü, çetelerle mücadele için o gün sizlerle birlikte olmaya geldim o gün sizi yine tehdit ettiler, bizimle hasret gidermenizi engellemek istediler ama Diyarbakır bütün engellemelere rağmen yaklaşık yüzde 40'la sandığa gitti, yüzde 95 evet dedi. İleri demokrasi ve hukukun üstünlüğüne sahip çıktı. 
 
"BİREYSEL SALTANAT SÜRDÜRÜYORLAR"
 
Bu BDP veya desteklediği bağımsızlar, bir taraftan demokrasi diyorlar, bir taraftan özgürlük diyorlar 12 Eylül'de sandık resmi, sandığın üzerine de çarpı işaretini koymuşlardı ve sizin demokratik hakkınızı engellemişlerdi, tehditle, korkutarak, sizin demokrasi anlayışınız bumu? Ey BDP sizin özgürlük anlayışınız bumu? Böyle bir anlayışa biz evet demiyoruz, biz milli iradeye pranga istemiyoruz, bırakın vatandaşı kendi haline iradesini ortaya koysun ama bunu yapamazlar bunu yaptıklarında başlarına ne geleceğini biliyorlar. Ben inanıyorum ki Diyarbakırlı kardeşim buradan onlara doğru dürüst oy bile vermez. Şuanda bunlara oy verecekte Diyarbakır ne olacak? Benim Diyarbakır'da ki kardeşime ne getirecek? Diyarbakır'ıma ne getirdi? Hiç, bunlar bireysel saltanatlarını sürdürüyorlar başka bir şey yok ve bunlar şuanda da bu tehditle, devam ediyor. 
 
 "BEN BURAYA BAŞBAKAN OLARAK GELMEDİM"
 
Sizin karşınızda Başbakan Tayyip Erdoğan yok, sizin karşınızda sizden biri var kardeşiniz, kader arkadaşınız, yol arkadaşınız, kimsesizlerin kimi, sessiz yığınların sesi bir kardeşiniz var. Recep Tayyip Erdoğan var, biz bu yola böyle çıktık, milletimizle konuşurken siyasetin diliyle değil samimiyetin diliyle konuşuruz. Biz milletimizle konuşurken devletin diliyle değil, milletin diliyle konuşuruz, biz lafı evirip çevirenlerden değiliz, Diyarbakır'da söylediğini Ankara'da yalanlayanlardan değiliz. Allah'a hamdolsun her zaman milletin diliyle konuştuk, Diyarbakır'da ne konuştuysak diğer 80 vilayette de aynı şekilde konuştuk. Ben bugün buraya sizinle dertleşmeye geldim kardeşler arasında hesaplaşma değil, helalleşme vardır. 
 
Suriye'nin başkenti Şam'a ben çok kez gittim, Hz. Bilal-i Habeşi, Hz. Zeynep Şam'dadır. Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin'in başı Şam'dadır. Bundan sadece 93 yıl önce Kudüs Osmanlı'nın elinden çıktığında düşman orduları Şam'a geldi, ayağını Selahaddin Eyyubi'nin mezarı üzerine koydu ve ; Kalk ey Selahaddin biz yine geldik, şimdi atalarımızın intikamını aldık' dediler. Eyyubi bir tek namazını bile cemaatsiz kılmadı, Kudüs işgal altındayken ben bir kez bile gülemem diyerek ağladı. İşte Selahaddin'in son serveti bile bir kefenle dünyadan gitmek, böyle bir sultanın, böyle bir din adamının etnik kökeninin, dilinin, bir önemi olabilir mi? Böyle bir sultan gönüllerin sultanı olmaz mı? Biz hep birlikte Selahaddin Eyyubi'nin torunlarıyız.
 
"KÜRT KARDEŞLERİMİN KALDIĞI YURDU ATEŞE VERİYORLAR"
 
Bizi bölmek istiyorlar, bu BDP terör örgütüne dayanarak ne işler yapıyor, bunlar benim madem Kürt kardeşlerimi seviyorlarda Cizre'de benim Kürt kardeşlerimin kaldığı yurdu neden ateşe veriyorlar. Bunların derdi başka bunlar Kürtlerin dini Zerdüştlük'tür diyenler, İslam kılıç zoruyla Kürtlere kabul ettirildi diyenler, böyle birşey yok işte Selahaddin Eyyubi'yi söyledim size, bu oyunu 12 Haziran'da bozmaya varmıyız? Çanakkale'de hepsi koyun koyuna yatıyor, Kürtü, Türkü, Arapı, Çerkezi, biz Türk, Kürt, Arap o büyük savaşı beraber kazandık, Cumhuriyeti hep birlikte kurduk. Mevlana ne kadar bu toprağın insanıysa Ahmedi Hani'de o kadar bu toprağın insanıdır. Bizim derdimiz bu, aşıklar, ozanlar nasıl bu toprakların sesi, nefesiyse herkes bu toprağın nefesidir. Diyarbakır biz evelden beri kardeşiz, biz Adem'le Havva'dan geliyoruz, işte onun için biriz. Bölmek isteyenlere cevabımızı 12 Haziran'da verelim. Zılgıtta bizim, horonda bizim. Şu Ulu Cami'de cemaat hangi kıbleye dönüyorsa bilin ki İstanbul Süleymaniye'de cemaat aynı kıbleye dönüyor.
 
"BUNLAR ÇETE, TERÖRİST"
 
Son zamanlarda yeni bir adet çıktı Ulu Cami'de Cuma var bakıyorsunuz BDP'liler mi neyseler artık o devletin imamı onun arkasında namaz kılınmaz diyor, bunların İslam'la alakası yok, bir defa Cuma Müslümanların cem olması, bir araya gelmesidir. Onun için bizler köylerde Mescitlerde Cuma'yı kılmayız, şehirlere giderek daha büyük camilerde bütün kardeşlerimizle bir araya geliriz. Bu nedir, dine fitne fesat sokmaktan başka birşey değildir, işte bunlar dinle zaten alakanız yok siz zaten açıklamışsınız Kürtlerin dini Zerdüşt'lük diye bunlara göre Öcalan peygamber bunu da ilan ediyorlar siz hangi yüzle kalkıpta böyle bir organizasyon yapıyorsunuz. Bunları bilmeyen bilsin, 12 Haziran'da bu bağımsızlara, BDP'lilere gereken dersi vermemiz lazım. Birisi çıkıyor, gerekirse bu camileri de ele geçiririz diyor, haddini bil neyi ele geçiriyorsun sen? İşte bu farklı bir çağrıdır, 12 Haziran bunlara haddini bildirme günü olacak ama biz demokratik şekilde sandıkta yapacağız bunların yöntemleri bizim yöntemimiz değil. Dün Hopa'da gençlerin ellerine taşları vermişler bunlarla saldırtıyorlar, bunlar çete, bunlar terörist yaptıkları bu. Çocukların arkasına sığınarak oradan oy devşirmek isterler. 
 
"ARTIK İNKAR, RET, ASÜMİLASYON YOK"
 
10 Yıllar boyunca baskıyı beraber yaşadık, size yasak olanlar bize de yasaktı, Ahmedi Hani sadece size değil bizede yasaklandı, Necip Fazıl sadece bize değil size de yasaklandı, ahıra çevrilen camiler CHP'nin eseri oldu bu ülkede. Yürüyen, koşan, uçan yalan ne derseniz diyin, sadece sizin sesiniz değil hepimizin sesi kısıldı. Bu kardeşiniz Siirt'te okuduğu bir şiirden dolayı hapis yattı, Diyarbakır'dan, Diyarbakır cezaevinden yükselen feryadı İstanbul'dan duydu, statükonun neler yaşattığını iyi bilirim, ret, inkar, asümilasyon politikalarını da iyi bilirim. Artık inkar, ret, asümilasyon hepsi sona erdi. Kürt meselesinin patenti CHP'ye aittir. 
 
Bütün bunlarla beraber, 9 yıl boyunca buraya uğramadılar Kürt meselesinin çözümü için önümüzde aşılmaz bir duvar oldular, dün Diyarbakır'a gelip size şirin görünmeye çalışıyorlar. Bir kaç gün öncesine kadar Kürt diyemeyen CHP genel başkanı sandığa 2 hafta kala Kürt meselesini hatırlar oldu, bunlar sandık demokratı biz analar ağlamasın dedikçe tabi ki analar ağlayacak dediler. Biz milli birlik, kardeşlik dedikçe bunlar ulusalcılık dediler zulmü savundular, biz Diyarbakır, Mardin dedik onlar illa ki Silivri dediler. Kürtçe plakları, kasetleri bunlar yasakladı, Kürtçeyi bunlar inkar ettiler, bunlar reddettiler, Diyarbakır cezaevinde ki işkencelere göz yumdular, Ergenekonculara bunlar sahip çıktılar. CHP, BDP şimdi dayanışma içindeler BDP bunları kolluyor ve kucak açıyor, Hakkari'de nasıl kucak açtıysa burada da aynı şekilde BDP, CHP'ye kucak açıyor. BDP'nin ilgililerinden biri açıklama yapıyor, Elazığ'da biz güçlü değiliz MHP'yi destekleyelim diyorlar. Kürt meselesinin patenti tekrar söylüyorum CHP'ye aittir, Kürt meselesinin istismarının eseri de BDP'dir. Sivil faşizm de CHP ve BDP işbirliği yapıyor. Ahmet Kaya'yı linç eden anlayışla Şiwan Perwer'e Diyarbakır'da konser verdirmeyen anlayışla arada ne fark var soruyorum sizlere? Kürtler kılıç zoruyla Müslüman oldu diyenlerle faşizm arasında ne fark var soruyorum size? Allah'ın ayetine sinir bozucu diyerek Cuma namazını ayrı kılan anlayışla arada ne fark var soruyorum sizlere.
 
Yıllarca CHP zulmünü yaşadık, bir zulümden kurtulmaya çalışırken bir başka zulme maruz kalıyorsun. Şair Hayaloğlu nasıl söylüyor; Ey fırtınalı bayır, ey mazlum Diyarbakır dağlarında ateşler, alnında kızıl bakır, çiğdemler solar gibi, anneler yanar gibi, dizlerine döküldüm ağlama Diyarbakır' bu meseleyi evelallah biz çözeriz böyle dedik ve çözüyoruz işte. Biz sabırla yaklaştık, İhlas'la yaklaştık, kardeşlik hukuku içinde yaklaştık ve bu problemi çözdük, çözüyoruz. 2005 'te burada ne dediysem bugünde onu söylüyorum, o sözün arkasındayım.
 
Yapılan şimdi sivil itaatsizlik değil, sivil faşizmdir, şu çadırlar sivil itaatsizlikle bunun ne alakası var çıkacaksan çıkar konuşursun. Mitingse gel mitingini yap ama insanları tehdit etme yapılan benim Kürt kardeşlerime baskı ve zulümdür. Bunlara hep birlikte karşı çıkacağız, bu zulme hep birlikte karşı duracağız, bu kirli oyunu hep birlikte bozacağız. CHP, BDP, PKK ile kolkola giren bu gruba sandıklarda cevabımızı oy kullanarak vereceğiz. Polisimiz, jandarmamız hertürlü güvenlik tedbirlerini alıyor gidiniz ve demokratik iradenizi ortaya koyunuz eğer bunlar kadar dürüst insanlar tavırlı olmazsa o zaman meydanlar bunlara kalır, korkunun ecele faydası yok, korkmayacağız ve üstlerine gideceğiz.
 
Sevgili Diyarbakırlılar ben size diyorum ki, siz Tayyip kardeşinize inanın bizim gönül köprümüzü kimse yıkamaz. Van için bir hayal kurdum, Hakkari için bir hayal kurdum bunu Van'da, Hakkari'de paylaştım. Benim Diyarbakır için daha büyük hayallerim var bunlar gerçekleşmeyecek hayaller değil, elimizi uzatsak dokunabileceğimiz hayaller. 
 
Yeni ve modern bir terminal binası ile Diyarbakır'a yakışan bir havaalanını Diyarbakır'a kazandırıyoruz. Çok güzel olacak, Diyarbakır, ülkemize yakışan olacak.
 
DİYARBAKIR İÇİN PROJELER
 
Van için bir hayal kurdum, Hakkari için kurdum. Bunları onlarla paylaştım. Diyarbakır için çok daha büyük hayallerim var. Gerçekleşmeyecek hayaller değil, yanı başımızda duran hayaller. Diyarbakır'a değil 80 vilayetten dünyadan akın akın turist gelebilir. İnşallah modern bir havaalanı terminali yapıyoruz. Orta Doğu'dan Müslümanlar, batıdan Hristiyan, Musevi bütün milletlerden insanlar bu tarihi şehre akın edebilir. Her gün onlarca uçak Diyarbakır Havaalanı'na dünyayı taşıyabilir. Silvan Barajı bitince, GAP tamamlanınca toprağın suya hasreti bitince Diyarbakır dünyanın tahıl ambarı haline gelebilir. Binlerce, 10 binlerce gencimiz, ailemiz tarlalarda alın terinin karşılığını fazlasıyla alabilir.
1 üniversite, 2 üniversite yetmez, inşallah Diyarbakır'a 3-4 üniversite kurulsun. Türkiye'den, dünyadan 10 binlerce öğrenci Diyarbakır'a koşabilir. Orta Doğu'nun en büyük üretim ticaret sanayi merkezi olabilir. Huzurun, güvenliğin, kardeşliğin örnek şehri haline gelebilir. Anneler babalar her sabah çocuklarını güvenle okula gönderebilir. Her aile akşam yemeğinde bir araya gelip neşeyle muhabbet edebilir. Kimse yarınından endişe duymayabilir. Böyle bir Diyarbakır için ilk adımları attık, atıyoruz. 5 km uzunluğundaki tarihi surlar 2 yerden yıkılmış. Bu 2 yerde onarım yapacak, Suriçi'ne eski zamanlarda olduğu gibi bugün de yine tarihi kapılardan girilmesini sağlayacağız.
Suriçi'ndeki 500 civarında sivil mimari örneği yapıyı aslına uygun şekilde yeniden inşa edeceğiz.
 
Suriçi'ni mağdur etmeden, kimsenin hakkına halel getirmeden, çirkin yapılaşmadan ve görüntüden kurtaracağız. Askeri ve sivil havaalanını birbirinden ayırıyoruz. Modern terminal binası yapılacak. Dicle kenarında kuracağımız yaşam merkezi, günlük yaşamın, ticaretin, eğitim ve sporun tabii bir bütünlük içinde kucaklaştığı çok farklı bir alan olacak. Yapılarda yöresel Diyarbakır bazalt taşı kullanılacak.Tek ve iki katlı düşünülen yapılarda Diyarbakır iklimi dikkate alınacak.
 
Yamaçlar piknik alanı olacak. Taşıtın yanı sıra yürüyerek ve bisikletli ulaşım
sağlanacak. Dicle Vadisi Projesi'yle Diyarbakırlıların yaşam kalitesini artıracak güvenli ve modern bir yaşam alanı oluşturulacak. Dicle için çok proje üretildi bugüne kadar ama uygulanmadı. Biz bu projeyi kısa sürede tamamlayacağız. Diyarbakır-Şanlıurfa arasına otoyol inşa ediyoruz. 30 bin kişilik bir şehir stadı inşa ediyoruz. Diyarbakırspor tekrar Süper Lig'e çıksın istiyoruz. Bunlar uzak değil, Silvan Projesi ile 2 milyon 450 bin dekar tarım arazinin sulanabilmesini sağlayacağız.
 
Enerji alanındaki fayda 102 trilyon olacak. Silvan'da 318 bin kişiye iş imkanı sağlayacağız. Diyarbakır'a 2 tane şehir hastanesi yapıyoruz. Bir tanesi Kayapınar Şehir Hastanesi. 1 genel ve 7 ihtisas hastanesinden oluşacak. Genel hastane şu anda 500 yatakla faaliyette. 7 ihtisas daha ekliyoruz. Bin 630 olacak toplam yatak sayısı. Bu hastanede 120 yoğun bakım yatağı, 30 ameliyathane olacak. İkinci şehir hastanesi Yenişehir'de kurulacak. 200 yataklı bir genel hastane, 400 yataklı bir kadın doğum ve çocuk hastanesi kuracağız. 8 buçuk yılda Diyarbakır'a çok ciddi yatırımlar yaptık. Şu anda 71 tesisi bakan arkadaşlarım açıyor. Toplam bedeli 427 trilyon.

DİYARBAKIR'A TARİHİNDE GÖRMEDİĞİ KADAR ÇOK HİZMET VERDİK

8 buçuk yılda Diyarbakır'a verdiğimiz hizmetin 10'da biri kadar hizmet getiren oldu mu bizden önce? Tarihinde görmediği kadar çok hizmet verdik. Bazılarını sizlerle paylaşayım. 1 milyon bilgisayar Türkiye'ye dağıtıldı, Diyarbakır'a 13 bin 37 bilgisayar gönderdik. Bizden önce bilişim teknolojisi sınıfı var mıydı? Kim açtı bunları? Artık okullarda kara tahtayı kaldırıyoruz, akıllı tahtaya geçiyoruz. Sizlere de birer tane elektronik kitap verebiliriz. Zengin-fakir ayrımı yapmaksızın bütün öğrencilere bu elektronik kitaplardan ücretsiz olarak dağıtacağız. 4 yıl içinde akıllı tahtaları okullara dağıtacağız.
 
Amerika'da George, Marry, Almanya'da Hans, Helga bu imkanlardan istifade ediyor da benim Diyarbakır'ımda Ahmet'im, Hasan'ım, Hüseyin'im niye bunlardan yararlanmasın? 361 trilyon yatırım yaptık Diyarbakır'da. İstediğiniz hastaneye gidiyor musunuz? İstediğiniz eczaneden ilacınızı alıyor musunuz? Bay Kemal 90'lı yıllarda SSK genel müdürüydü. Senin genel müdür olduğun dönemlerde biz az mı çile çektik? Anamızı ağlattın. Kuyruğa gir, doktor efendi muayenehaneye çağırır, parayı ver, muayene ol, reçete verilir, ilaçların yarıksı yok yarısı var. Biz 18 helikopterle 1,5 yılda 10 bin hastayı taşıdık. Dağlarda paletli ambulanslarımız var.
 
Eskiden eşekten ambulans yaparlardı. CHP bunların hesabını verecek, bay Kemal de verecek. Bu bağımsızların Kürt kardeşime getireceği bir şey yok. Bunlara gerekli dersi sandıkta verelim. Bizden önce Diyarbakır'da sadece bir tane tomografi cihazı vardı, şimdi 7 oldu. MR cihazı hiç yoktu, şimdi 2 tane var. 77 diyaliz cihazı vardı, 153 tane var. 112 istasyonu 2 taneydi, şimdi 28 tane oldu. 6 ambulans vardı, şimdi 33. 181 uzman hekim vardı, şimdi 476 tane var." 
Yorum Yaz

Doğrulama Kodu
Yorumlar

Malatya Platformu

Malatya Hava Durumu

malatya hava durumu malatya hava durumu

Site İstatistikleri [05.07.2017'den beri]

Çevrimiçi Ziyaretçi : 6
Bugün : 923
Bu Ay : 4949
Toplam : 4949

Son Eklenen Firmalar

Büyük Otel

FİRMA DETAYI

Hayat Hastanesi

FİRMA DETAYI

Park Hospital

FİRMA DETAYI

Çapa Tarım

FİRMA DETAYI

Çınar Koleji

FİRMA DETAYI

Lojman Taksi

FİRMA DETAYI
Haber Scripti: KayısıNet - Malatya Web Tasarım | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom